Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4668 E. 2012/8479 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4668
KARAR NO : 2012/8479
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

Davacı (k.davalı) … ile davalı (k.davacı) … aralarındaki ecrimisil-alacak davasına dair … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.03.2011 günlü ve 2009/192 E-2011/130 K.sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 29.11.2011 günlü ve 2011/10914 E-2011/19021 K. sayılı ilama karşı davalı (karşı davacı) vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, dava konusu taşınmazda 1/2 miras payı bulunduğunu; Şubat 2005 tarihinden bu yana davalı tarafından işyeri niteliğindeki bağımsız bölümlerin kiraya verilip gelir elde edildiğini, müvekkilinin hissesine düşenin ise verilmediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, toplam; 16.000 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de, müddeabih 47.000 TL’ye yükseltilmiştir.Karşılık davada ise, davacı vekili; terekeyle ilgili düzenlenen raporda, yapılan harcamalar toplamının 19.169 TL hesaplandığını; kendisinin tereke için yaptığı işler bedelinin 2.680 TL ve davalı (k.davacı)nın terekeye ait …’daki villayı kullanması karşılığında ecrimisil bedelinin 10.500 TL olmak üzere toplamda 32.349 TL’den davacının 1/2 hissesine düşen 16.408 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile 31.514.36 TL’nin işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; karşılık davanın ise, ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine; Dairemizin 29.11.2011 gün ve 2011/10914-2011/19021 sayılı ilamı ile,
“Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından;
Davacı taraf, ıslah dilekçesi ile; …’deki taşınmazla ilgili olarak da ecrimisil talep ettiklerini beyan etmiştir. Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş olduğuna göre, mahkemece, bu taleple ilgili olarak da bir inceleme ve araştırma yapılması gerekmektedir. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden,
Karşı davada; terekeye ait …’daki yazlık villanın da davalı (k.davacı) tarafından kullanıldığı ileri sürülerek, ecrimisil talep edilmiştir. Bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Gerekçesiyle” mahkeme kararı bozulmuştur.Davalı-k.davacı vekilinin, 23.02.2012 tarihli karar düzeltme talebi nedeniyle, bu kez yapılan incelemede; karşı davada, ecrimisile konu taşınmazlarla ilgili belirtilen harcamalar bedeli 19.169,30 TL ile tereke için vekilin yaptığı işler bedeli 2.680,00 TL ve davalının (k.davacının) terekeye ait bodrumdaki tripleks villayı kullanması bedeli 10.500 TL olmak üzere toplam 32.349,30 TL den, davalının (k.davacının) ½ hissesine düşen miktarın 16.408,35 TL’nin tahsilinin talep edildiği; mahkemece, ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Ecrimisil davasına konu taşınmazları kullanan veya kiraya vererek gelir elde eden hissedar, bu taşınmazlarla ilgili yaptığı (emlak vergisi, onarım ve bakım giderleri vs. ile ilgili) harcamaları, kendisinden talep edilen ecrimisil bedelinden takas ve mahsubunu isteyebileceği gibi, karşılık dava yoluyla vekaletsiz iş görme hükümlerine dayalı olarak alacağın tahsilini de talep edebilir. Mahkemece, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılarak alacağın varlığı ve miktarı saptanıp, oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu, taleplerin bu davada dava konusu yapılamayacağından ve davanın ispatlanamadığından bahisle reddi doğru görülmemiştir. Ne var ki, temyiz incelemesinde; karşı davacının, tereke ile ilgili yaptığı harcama ve alacak kalemleri yönünden mahkemece verilen red kararının zuhulen (sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle) onandığı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davalı (k.davacı) vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile; Dairemizin 29.11.2011 gün ve 2011/10914-2011/19021 sayılı bozma ilamının 2.sayfasında yer alan,
“ 2-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden,
Karşı davada; terekeye ait …’daki yazlık villanın da davalı (k.davacı) tarafından kullanıldığı ileri sürülerek, ecrimisil talep edilmiştir. Bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” sözlerinin çıkartılarak yerine,
“2-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden,
Karşı davada; talep edilen tüm alacak kalemleri ile ilgili olarak ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılarak; oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, davanın ispatlanamadığından bahisle yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” sözlerinin yazılması suretiyle, mahkeme kararının Dairemizin 29/11/2011 günlü kararında 1 numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı-karşı davalı yararına; yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davalı-k.davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.