Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4926 E. 2012/7985 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4926
KARAR NO : 2012/7985
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (EYÜP 1.AHM)

Dava dilekçesinde 29.580 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacı … Defterdarının 1 pafta 18 parselde kayıtlı taşınmazın 40/280 hisse maliklerinin gaib olması nedeniyle kayyım olarak atandığı, taşınmazın ise davalı tarafından kullanıldığı ileri sürülerek 29.580 TL ecrimisilin davalıdan tahsili istenilmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır. (YİBK. 16.12.1983 gün ve 1983/5 E.-1983/6 K.)
Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.Davada ise; 1 pafta 18 parselin 40/280 hisse maliklerinin gaip olması nedeniyle 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca … Defterdarı gaip şahısların hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım olarak atanmış, kayyımın verdiği yetki üzerine de Hazine avukatınca eldeki dava açılmıştır.Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 tarih ve 2011/3-243 E.-392 K.sayılı kararında belirtildiği üzere; mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 sayılı Kanun kapsamında yönetim kayyımı olan Defterdar; burada Hazineyi temsil etmemekte, aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumaktadır. Hazine avukatını vekil tayin etmiş olması da Hazine adına hareket ettiğini kabul için yeterli değildir.O halde, taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı eldeki dava yönünden 492 sayılı harçlar Kanunu kapsamında harçtan muaf olmadığı açıktır. 3561 sayılı Kanunun 2/son maddesinde “Kayyımlıkla ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır” hükmüne yer verilmiş ise de burada yargı harçlarından bağışıklığa dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda dava açılırken davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Yukarıda açıklanan bozma nedeni uyarınca diğer temyiz itirazları incelenmeksizin şimdilik hükmün bu yönü ile bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.