YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6184
KARAR NO : 2012/10214
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
Davacı … ile davalı … aralarındaki alacak davasına dair Kırşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.03.2011 günlü ve 2010/43 E. – 2011/ 67 K. sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 25.01.2012 günlü ve 2011/19383 E. – 2012/1732 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı (hazine) vekili dava dilekçesinde; Kırşehir ili Merkez ilçe Yenice Mahallesi hudutları dahilinde ve tevhit işlemine tabi tutulan 117 Ada 79 parselden gelen 259 m2 ve 117 Ada 80 parselden gelen 152 m2 ile birlikte toplam 413 m2’lik yerin kadastro çalışmaları sırasında Belediye adına özel harman yeri olarak tescil edildiğini, Harman yerinin kamu mallarından olup, satış yapılamayacağı ve ancak kamu malının tahsis amacının değiştirilmesi halinde hazine adına tescil edilebileceği, Belediyelerin idare ve nezareti sınırlı olup, tasarruf kapsamına mülkiyet hakkı girmediğinden bu yerlerin harmanyeri vasfının değiştirilmesine ve belediye tüzel kişiliği adına tesciline olanak bulunmamaktadır. Bu yerler için tapu iptal ve tescil davası açılması gerekmekteyse de davalı … tarafından 28.11.2002 tarihinde 3.kişiye satıldığı tesbit edildiğinden davalı belediyenin sebepsiz olarak elde ettiği 10.825 TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı yanın davasının dayanağını oluşturan talebinin kadastrodan önceki nedene dayalı olduğu, 3402 sayılı Kanunun 12 maddesi 3.fıkrası uyarınca kadastro tutanaklarında belirtilen hakların sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamacağı, bu fıkraya 25.02.2009 tarih ve 5841 sayılı Yasanın 2.maddesi uyarınca eklenen cümle gereğince; bu hükmün iddia ve taşınmazın niteliğine yahut devlet veya kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatlarına bakılmaksızın uygulanacağına ilişkin hükmü dikkate alındığında, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden tapu iptali ve tescilini talep edemeyen davacının sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak da talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve karar dairemizce 25.01.2012 tarihinde onanmıştır.
Davada, davacı hazine tarafından kadastro tesbitinin usul ve yasaya aykırı olarak belediye adına tescilinin yolsuz olduğu ve yolsuz tescilin yoklukla malul olup, hazine adına taşınmazın tescilinin gerektiği halde, belediye adına tescilin yasalara uygun olmadığı, taşınmazın, davalı … tarafından dava dışı üçüncü kişilere satışı nedeniyle tapu iptali tescil talebinde bulunamadıklarından, sebepsiz zenginleşmeye dayalı satış bedelinin tahsili talep edilmektedir.
Orman, kıyı, mera, yaylak, kışlak, harman yeri gibi kamu malı olan taşınmazlar Özel Hukukun alanı dışındadır. TMK 715 ve 999. maddelerindeki kamu malları konusundaki hükümler bu kuralın ayrıcalığı değil teyidi mahiyetindeki düzenlemelerdir. Bu hükümlerle kamu malları eşya hukukunun dışında bırakılmıştır. Bunun sonucu olarak kamu malları üzerinde özel mülkiyet kurulamaz. Kamu malının herhangi bir nedenle özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi TMK.1025. maddesindeki “yolsuz tescil” niteliğindedir.
25.02.2009 tarihinde kabul edilerek, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun 2.maddesi ile, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrasına “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklinde ekleme yapılmıştır.
Aynı kanunun 3.maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 10.madde de ise “Bu kanunun 12.maddesinin 3.fıkrası hükmü, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir.
Ancak, 5841 sayılı Kanunun 2.maddesi ile; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fırkasına eklenen “Bu hüküm; iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesinde yeralan… “iddia ve taşınmazın niteliğine” ibaresi ve 3.madde ile 3402 sayılı Kanuna eklenen “Geçici 10.madde” Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 günlü ve 2009/31 Esas ve 2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, davacı hazine tarafından harmanyeri iddiasıyla açılan iptal ve sınırlandırma davaları 10 yıllık hak düşürücü süre dışında kalmıştır.
Mülkiyeti Kırşehir Belediyesine ait 79-80 parsel no’lu metruk harmanyeri vasıflı taşınmazların 1580 sayılı Yasanın 159-160.maddeleri ve 2613 sayılı 27.maddesi gereğince kadastro tesbiti sırasında harmanyeri vasfında Kırşehir Belediyesi adına tescil edildiği, tapulama tutanağından anlaşılmıştır. Belediye Meclisleri, devlete ait olan kamu mallarının sadece yararlanma ve kullanma şekilleri değiştirilebilirler. İmar planı kapsamına almak suretiyle veya belediye meclisi kararları ile özel mülkiyete dönüştürülmesi ve satılması mümkün değildir. 4342 sayılı Kanunun 14.maddesinde harmanyeri gibi kamu orta mallarının tahsis amacının değiştirilmeleri halinde hazine adına tescil edileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, davalı … adına olan tescilin yolsuz tescil olduğu anlaşılmış olup, ayrıca, mahkemece dayanak yapılan buna ilişkin yasa maddelerinin de Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gözönünde tutularak, davadaki talepler değerlendirilmek suretiyle, sonucu dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan bu nedenlerle kararın bozulması gerekirken, dairemizce zuhulen onanmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 25.01.2012 günlü 2011/19383 E. – 2012/1732 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve Kırşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2011 günlü ve 2010/43 E. – 2011/67 K.sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.