Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/641 E. 2012/5111 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/641
KARAR NO : 2012/5111
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 4039 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabih 11.532,95 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın davalı … yönünden reddine; davalı … mirasçıları (dahili davalılar) yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım dahili davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili davacıya ait 944 parsele dahil olması gereken 14.045.00 m2’lik arazinin yanlışlıkla komşu 940 parsel içerisinde davalı … adına kayıt gördüğünü; bu durumun, …’ın taşınmazını diğer davalı …’ye satması ve onun da ölçüm yaptırması sonucu ortaya çıktığını; müvekkilinin bu hususta yaptığı girişimlerin sonuçsuz kaldığını, açtığı davanın da 10 yıllık hak düşürücü süreden reddedildiğini; Oysa, davacının söz konusu yer üzerinde 30 yılı aşkın bahçe olarak yetiştirdiği ağaçlar ve emeğinin bulunduğunu iddia ederek; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4039 TL tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı …; zamanaşımı definde bulunmuş, esası bakımından da; dava dilekçesinde belirtildiği gibi daha önceden muhtesat tespiti davası açıldığını ve red edildiğini, sebepsiz zenginleşmenin nispi nitelik taşıdığını ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.Davalı …’ın ise; ölü olduğu anlaşıldığından mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Islah dilekçesi ile müddeabih 11.532,76 TL’ye çıkartılmıştır.Mahkemece; davalı … hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, dahili davalılar hakkında açılan davanın kabulü ile; 11.532,76 TL’nin dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım dahili davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Hakkında dava açılan davalı …’ın 15.05.1995 tarihinde vefat ettiği, iş bu davanın ise 12.06.2006 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 04.05.1978 gün 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı gibi “ölü kişi aleyhine dava açılamaz”. Başka bir anlatımla, davalının davadan önce ölmüş olması halinde davanın reddi gerekir. Her ne kadar, yargılama sırasında davalı mirasçıları davaya dahil edilmiş ise de; davalının yargılama sırasında ölümü halinde, mirasçılar dahili davalı olarak davaya katılabilir. Somut olayımızda olduğu gibi, dava dilekçesinde davalı gösterilen kişi dava açılmadan önce ölmüş ise, usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından, mirasçıların sonradan davaya dahil edilmiş olması da, davaya bir geçerlilik kazandırmaz.O halde, mahkemece; ölü kişi aleyhinde dava açılamayacağından, usul yönünden davanın reddi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.