YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/85
KARAR NO : 2012/7403
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.500,00 TL borçlu olunmadığının tespiti ile istirdatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava; kiracının depozito alacağının tahsili için başlattığı icra takibine karşı, kiralayan tarafından açılan menfi tespit ve istirdat talebidir.Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.04.2005 tarihili sözleşme ile müvekkilinin taşınmazını davalıya kiraya verdiğini, başlangıçta davalı kiracının depozito olarak 500 USD ödemesinin kararlaştırıldığını ancak kiracının depozitoyu nakden ödeyemeyeceğinin anlaşılması üzerine kiracının depozito olarak senet vermesinin kararlaştırıldığını, davacının davalı kiracıdan nakit depozito almadığını, davalı kiracının taşınmazı tahliye ettikten sonra depozito alacağı için davacı aleyhine icra takibi başlattığını beyan ederek davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile haciz tehdidi altında icra dosyasına yapmak zorunda kaldığı ödemelerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili savunmasında; taraflar arasında kira sözleşmesi yapılırken, müvekkilinin davacıya depozito olarak 4.500,00 TL nakit para ile 4.500,00 TL’lik teminat senedi verdiğini, mecurun tahliyesinden sonra talep etmelerine rağmen depozito olarak verdikleri nakit ve senedi davacının iade etmediğini, bunun üzerine davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını, takibin kesinleştiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira sözleşmesine “senet” ibaresinin sonradan eklendiği, sözleşmeye sonradan yapılan eklemelerin her iki tarafın imzasıyla paraf edilmesi gerektiği ancak davalı vekilinin cevap dilekçesinde depozito olarak hem nakit para hem de senet verildiğini ifade etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağından bahisle, kiracının davacıya depozito olarak sadece “senet” verdiği kabul edilerek, kiracının kiralayan aleyhinde başlattığı icra takibinde borçlu olmadığı kanaatiyle davanın kabulü cihetine gidilmiş, icra dosyasına ödenen 6.572,54 TL’nin davalı kiracıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacı-kiralayan kira sözleşmesinin aslını ibraz edememiştir. Davacının sunduğu kira sözleşmesinin fotokopisinde depozitoyu düzenleyen 8. maddede “Kiracı taşınmaz sahibine teminat olarak 4.500,00 vermiştir” ibaresinin yanına “senet” ibaresinin çıkıntı halinde yazıldığı ve çıkıntının taraflarca paraflanmadığı görülmektedir.
Davalı kiracı araya karbon konularak yazılmış olan kira sözleşmesinin nüshasını dosyaya sunmuş olup, kiracının sunduğu sözleşmede depozitoyu düzenleyen 8. maddede “senet” ibaresi bulunmaktadır.Davacı tarafından sunulan sözleşmede 4.500,00 TL’nin senet olarak verildiği hususu hem senedin özel şartlar 8. maddesinde, hem arka kısmında yazılı olmakla birlikte, davalı tarafından sunulan sözleşmede, özel şartlar kısmında 4.500,00 TL’nin yanında herhangi bir ibare yer almamakta, bu sözleşmenin hiçbir yerinde senet ibaresi geçmemektedir. Bu durum davacının elindeki sözleşmeye “senet” ibaresinin sonradan eklendiğini göstermektedir.Senet ibaresi kira sözleşmesinin ilk metninde yer almayıp sonradan eklendiğinden, böyle bir değişikliğin yapılabilmesi için, eklentinin yapıldığı yerde sözleşmenin tarafı olan davacı ve davalının imzasının bulunması gerekir.Senet ibaresinin yanında davacı ve davalının imzası bulunmadığından sözleşmeye eklenen “senet” ibaresi davalı kiracıyı bağlamaz. Davalının elindeki sözleşmede 4.500,00 TL’nin nakit olarak verildiği yazılı olduğundan Mahkemece davalının elindeki sözleşmeye itibar edilmesi gerekirken yazılı ve yanılgılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde Mahkemece, araya karbon konularak yazılan kira sözleşmesi esas alınarak 4.500,00 TL depozitin davalı kiracı tarafından, davacı kiralayana nakit ödendiği kabul edilerek dosyanın sonuçlandırılması gerekir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.