Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9001 E. 2012/14015 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9001
KARAR NO : 2012/14015
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davacıya ait taşınmazdan çıkan su kaynağına davalının boru döşemek suretiyle ve suyu kullandığından bahisle suya müdahalesinin önlenmesi istenilmiştir.
Davalı, tarlasının kuzeyinden çıkan sahipsiz suyun, dedesi tarafından göl yapılarak biriktirildiğini, daha sonra kendisinin plastik boru döşeyerek evinin yanındaki havuza taşıdığını, ancak davalının boruları kırarak müdahalede bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini, aynı konuda açtığı davanın birleştirilmesini talep etmiş, davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.Mahkemece, davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, Dairemizin 15/12/2008 tarih ve 2008/18888 E.- 2008/21428 K. sayılı ilamıyla bilirkişi raporu yetersiz bulunarak bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.Bir mahkeme hükmünün kapsamının nelerden ibaret olacağı hakkında 1086 sayılı Kanunun 388/1-3.maddesi ile 6100 sayılı Yasa’nın 297/1-c maddesindeki açık hükme rağmen gerekçe ile hükmün ayrıca çeliştiği de gözlenmiştir. (Anayasanın 141/1- 4, Yargıtay Kanunu’nun 44, 45 md.) HUMK.’nun 388. maddesinde belirtilen hükmün açık ve net olması gerekliliğinin yanı sıra gerekçe de anlaşılabilir, yeterli ve denetlenebilir olmalıdır. Gerekçe ile hüküm arasında sonuca etkili uygunsuzluklar bulunmamalıdır.Mahkemece; birleşen dosya yönünden hükmün gerekçesinde reddine karar verildiği açıklandığı halde, hükümde sadece asıl davanın reddine karar verilip, birleşen dava hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.