Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/986 E. 2012/6271 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/986
KARAR NO : 2012/6271
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde davalı tarafça başlatılan takip nedeni ile borçlu bulunulmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkili aleyhine önceki vekili olan Av. … tarafından vekâlet ücretinin tahsili istemi ile takip başlatıldığını, daha sonra takibe konu alacağın avukatın kâtibi olan davalıya devredildiğini, ancak müvekkili ile önceki vekili arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle alacağın varlığının davalı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, diğer taraftan takipte hayali bir zaman belirtilerek işlemiş faiz talep edilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek; müvekkilinin, takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, Av. …’ın davacıyı vekili sıfatı ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/30 E sayılı dava dosyasında temsil etmesi nedeniyle, bu davanın keşifte belirlenen değeri üzerinden hesaplanan ücret alacağı ile alacağın ödeme zamanı olan karar tarihinden itibaren işleyen faizini yaptığı takip ile talep ettiğini, kendisinin ise takibi temlik aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; vekâlet sözleşmesini reddetmeyip, bu sözleşmeden kaynaklanan vekâlet ücreti borcunu ödediğini ileri süren davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davaya konu edilen takip ile, vekalet sözleşmesinden doğan ücret alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden ise, davacı ile takibi başlatan önceki vekili arasında yazılı ücret sözleşmesinin düzenlenmediği, dolayısıyla vekâlet ücretinin ödeneceği zamanın taraflarca kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü de ileri sürülmemiştir.Hal böyle olunca; BK. nun 101. maddesi uyarınca vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülebileceği ve bu itirazın aynı kanunun 167. maddesi gereğince icra takibindeki alacağı dava dışı önceki vekilden temlik yolu ile devir alan davalıya karşı ileri sürülebileceği gözetilerek; dava ve takip konusu işlemiş temerrüt faizine yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümüyle reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.