YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9879
KARAR NO : 2012/14630
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.693,70 TL alacak için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin 1999-2004 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığını, bu görevden ayrıldıktan sonra da isteğe bağlı sigortaya devam ettiğini, 2007 yılında emekli olabilmek için SGK’na müracat ettiğinde belediye başkanlığı yaptığı dönemde geçen hizmetine ait emekli keseneği, kurum karşılığı ve gecikme cezası toplamı 11.693,70 TL borç çıkartıldığını ve davalı … tarafından ödenmesi gereken bu bedel ödenmeyince, biran önce emekli olabilmesi için 11.693,70 TL’nin müvekkilince SGK.na ödendiğini ileri sürerek, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı hakkında 11.699,55 TL’nin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında; uzlaşma kapsamında SGK.na borçların silindiğini, davacının SGK’ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davanın uzlaşma nedeniyle belediye başkanlığı değil, Emekli Sandığına yöneltmesi gerektiği belirtilerek reddine karar verilmiş, red kararı Dairemizin 2010/6396 E. – 2010/11937 K. sayılı ilamıyla eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulmuş olması nedeniyle bozulmuş olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, İİK.nun 67/2.maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının itirazın iptali davası sonunda haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunların yanında; alacağın likit (hesap edilebilir) olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması gerekir.Davacının dava konusu ettiği alacak likit olmayıp, yargılama ve bilirkişi raporu ile belirlenmiş bulunmasına ve borcun kaynağının davacının belediye başkanlığı görevi sırasında oluşmasına göre, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.