YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7243
KARAR NO : 2013/9058
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2004 tarihli harici satış sözleşmesi ile müvekkilinin, dava konusu kamyonu davalıdan satın aldığını, 14.000,00 TL olarak kararlaştırılan satış parasının 3.000,00 TL’sini nakit olarak ödediğini, bakiye için 5 ayrı senet imzalayıp verdiğini ve vadesi gelince senet bedellerini de ödediğini, davalının vergi dairesine olan borcu nedeniyle aracın resmi devir işlemlerini yapamayacağını bildirmesi üzerine aracın 2.300,00 TL’lik vergi borcunu da müvekkilinin ödediğini, ayrıca aracın üzerindeki 3.737,00 TL bedelli haczin kaldırılması için gerekli parayı da müvekkilinin yatırmak zorunda kaldığını iddia ederek; aracın devrini alabilmek için vergi dairesine ve haciz dosyasına ödenen toplam 6.037,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, davanın zamanaşımından reddini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; harici araç satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların mülkiyetini nakledici nitelikte sözleşmelerin noterde yapılması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Ancak, geçersiz sözleşmeden kaynaklansa dahi, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda TBK. 146.’ıncı maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
Somut olayda; uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden doğduğu için olaya sözleşme zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Buna göre; harici satışın yapıldığı 20.07.2004 tarihinden davanın açıldığı 10.12.2010 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
O halde mahkemece, davalının zamanaşımı def’inin reddi ile işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.