Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/13709 E. 2015/10224 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13709
KARAR NO : 2015/10224
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 26. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2013/613-2014/140

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilleri dernek üyelerinin ölüm sonucu defin edilecekler mezarlıkta bir arada olmayı arzulayan yakın akraba ve hemşehri kişiler olduğunu,1997 yılında Bağlum Belediyesine başvurarak bir arada gömülmek için kendilerine toplu bir mezarlık tahsis edilmesini istediklerini, Belediyenin tahsis edilecek mezarlık alanı karşılığında eş değer bir arsanın Belediyeye bağışlanması koşulu ile olabileceğini belirttiklerini, 12.500 m2 alana sahip 2468 parsel sayılı taşınmaz karşılığında hibe edildiğini, bağış sonucunda kendilerine mezar yeri tahsis edilmediğini, 06/12/2010 tarihinde yaptıkları başvuru sonucunda da 5216 sayılı belediye kanunun 7. Maddesi gereğince mezarlıkların tahsisine Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu ifade ettiklerini, mezarlık yeri karşılığında davalı belediyeye verilen yerin imar görmesi ve satılması sonucunda taşınmazın bedelini tazminat olarak talep ettiklerini bu nedenle Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/516 E. sayılı dosyasında 100.000,00 TL için kısmi dava açtıklarını davanın kabulüne ilişkin verilen kararın Yargıtay 3 Hukuk Dairesince onandığını bu dosyada taşınmazın değerinin 750.000,00 TL olarak tespit edildiğini, arta kalan 650.000,00 TL’nin davalıdan ilk dava tarihi olan 18/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; Davacı derneğin kötü niyetli olduğunu, davanın haksız olduğunu ve zamanaşımına da uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının açtığı kısmi davada taşınmazın değerinin 750.000,00 TL olarak belirlendiği, davalının bu miktar kadar sebepsiz zenginleştiği hususuna ilişkin maddi bulguların kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 650.000,00 TL’nin dava tarihi olan 06/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Zamanaşımı def’i, bir hakkın ileri sürülebilmesine engel olgulardandır. Bu nedenle, öncelikle ve hadise hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekir.
Mahkemece; davalı vekilinin zamanaşımı def’i hususunda inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna uygun olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar vermeden, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.