Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/15451 E. 2015/12341 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15451
KARAR NO : 2015/12341
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : ADIYAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2014
NUMARASI : 2014/29-2014/165

Taraflar arasındaki tehlike sorumluluğuna dayalı açılan tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dava bakım sorumluluğu davalı Akedaş’a ait olan elektrik trafosundan çıktığı iddia edilen yangın nedeniyle davacıya ait tarlada oluşan maddi zararın giderilmesi amacıyla açılmış bir maddi tazminat davasıdır.
Davalı AKEDAŞ Elektirik Dağıtım A.Ş. vekili Av. S.. D.. sunmuş olduğu 27/06/2012 havale tarihli dilekçesinde; müvekkili şirketin meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili herhangi bir kusuru ve hatasının olmadığını, müvekkili kurumun kendisini bağlayan EPDK mevzuatı çerçevesinde üzerine düşen görevi ifa ettiğini, söz konusu enerji nakil hattının 3. şahıslara ait olduğunu, enerji nakil hatlarının yüksekliğinin ve salınım oranlarının EPDK mevzuatı çerçevesinde usulüne uygun olarak yapıldığını, itfaiye tutanaklarının kuru bir öngörü ile yazıldığını, herhangi bir bilirkişi incelemesi olmadan olayın çıkış sebebinin müvekkili şirkete isnat etmenin hakka ve hukuka aykırı olduğunu bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Göksu EDAŞ vekili duruşmadaki beyanında; olayın 09/06/2011 tarihinde meydana geldiğini, Göksu Edaş’ın 31/12/2010 tarihi itibari ile AKEDAŞ’a yetki devri yapıldığını bu nedenle davanın müvekkili açısından reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile ; 10.034.75 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı AKEDAŞ Elektrik Dağıtım A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ; sözkonusu kararın davacı vekilince temyizi üzerine; Dairemizin 20/03/2013 tarih, 2013/16359 Esas 2013/16530 sayılı bozma ilamı ile ilgi kabul kararının “…yangın tehlike arzeden enerji nakil hattından kaynaklandığına göre davalı kusursuz olarak sorumlu bulunduğunu, yangının elektrik direğinden çıktığından direklerin bakımı ve işletilmesinde davalının özensiz eylemi

bulunduğunu ve BK.nun 41. maddesi gereğince kusurlu olarak da sorumlu olduğunu gösterdiğini, bu durum karşısında yangın nedeniyle oluşan zararlardan davalı AKEDAŞ ın sorumlu olduğunu, ancak zararın kapsamını tayinde davacının da kusurunun olup olmadığının araştırılıp, tartışılması yangının çıkmasına, büyümesine neden olmuş ise bu durumda müterafik kusuru gereği tazminattan indirim yapılması gerektiğinden bahisle…”sözkonusu karar bozulmuştur.
İlgi bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği yerel mahkemece bozma ilamının davalı Akedaş vekiline usulüne uygun tebliğ olunmaksızın; bozma ilamına uyulması yönünde karar alındığı; bu doğrultuda dosyanın bilirkişiye tevdi olunduğu; sözkonusu bilirkişi tarafından tanzim kılınan rapor içeriğinde; dava konusu yangının meydana gelmesinde davacıya atfı kabil bir kusur olmadığı belirtilmiş, davanın kısmen kabulü kararı verilmiştir,
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi; bozma sonrası yargılamanın devamı, bozma ilamına uyup uyulmaması yönündeki kararın verilebilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması ile mümkündür. Bu yolla kişi, hangi yargı merciinde duruşması bulunduğuna, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğuna, yargılamanın safahatına, bozma ilamının içeriğine, bozma sonrası duruşmanın hangi tarihte yapılacağına, verilen kararın ne olduğuna, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile vakıf olabilecektir.
Görüldüğü üzere, taraf teşkili sadece davanın açılması aşamasında değil, yargılamanın diğer aşamalarında da önem taşımaktadır. (HGK.23.11.2011 gün ve 11-554 Esas-684 Karar)
1086 sayılı Yasanın 73 mad., 6100 sayılı Yasanın 27.maddelerine göre “Hukuki Dinlenilme Hakkı” iddia ve savunmada bulunma hakkında daha geniş olarak ve Anayasanın 36.maddesine uygun bir düzenleme olup; (6100 sayılı Yasanın 27.mad. Hükümet Gerekçesi) 6100 sayılı Yasanın 27, Anayasanın 36.maddesi ışığında “Hukuki Dinlenilme Hakkı” sağlanmadan taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunmaları için mahkemeye çağrılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz.
Somut olayda ise; yukarıda arz ve izah kılındığı üzere bozma ilamının, davalı AKEDAŞ vekiline tebliğ edilmediği; davalı AKEDAŞ vekilinin bozma ilamına karşı beyanının alınamadığı ve duruşma gününden haberdar edilmediği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, davalı şirkete usulüne uygun şekilde bozma ilamının ve duruşma gün ve saatinin tebliği bu suretle taraf teşkilinin temini gerekirken, davalı AKEDAŞ vekilinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek davanın kabulü yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.