YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17199
KARAR NO : 2015/10164
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 26. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/447-2014/153
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 14/03/2012 tarihli harici satım sözleşmesi ile 6 adet taşınmazın satışı hususunda 2.200.000,00 TL ye anlaşıldığını, sözleşme gereğince 20.000,00 TL kaporanın derhal ödendiğini, 100.000,00 TL cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığı, sözleşme gereğince taşınmazlar üzerindeki takyidatların 90 gün içerisinde kaldırılacağı, satışa hazır hale getirileceğinin belirlendiğini, ancak sürenin sona ermesine rağmen taahhütlerin yerine getirilmediğini ve tapuda devir yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu belirtilerek; davalının haksız itirazının iptaline ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz ile takibin durmasına sebebiyet verdiği için %20 den az olmayan icra inkar tazminatının borçludan tahsiline karar verilmesini vekaleten dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin sona erdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin şarta bağlandığını, taşınmaz üzerinde haciz ve takyidatların kaldırılması gerektiğini, hacizlerin fekki için açılan davaların sonuçlanmadığını, icra takibinin mesnetsiz olduğunu, harici satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeniye cezai şart talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle gerçersiz olduğu, tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü oldukları, ceza şartın talep edilemeyeceği, davalının haksız itirazı, davacının ise sözleşmenin geçersizliğini bilerek cezai şart talep edemeyeceğini bildiği halde bu alacağı takip konusu yapması nedeniyle kötüniyetli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; Davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 20.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin 100.000,00 TL’lik isteminin reddine, kabul edilen 20.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranındaki 4.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen 100.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranındaki 20.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından talep edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, İ.İ.K.’ nun 67/2. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında alacaklı davacının ayrıca kötüniyetli olması gerekir. Davacı alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, davacının alacağını isteyip ispat edememesinde kötüniyeti bulunmadığından, reddedilen miktar üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “reddedilen 100.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranındaki 20.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin hükümden kaldırılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.