YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18812
KARAR NO : 2015/11686
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
MAHKEMESİ : KASTAMONU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2013/568-2014/363
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacılar ile davalının; F…K…’ın mirasçıları olduğunu, murisin ölümünden önce Kastamonu 1. Noterliğinin 17/12/1992 tarihli 20924 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile mal varlıklarını çocukları arasında paylaştırdığını, söz konusu vasiyetnamenin Kastamonu Sulh Hukuk mahkemesinin 2012/608 esas sayılı dosyası ile açıldığını, bu kararın 17/04/2013 tarihinde kesinleştiğini, tenfiz taleplerini daha önceden Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/22 esas sayılı dosyasında dile getirdiklerini, ancak vasiyetnamenin açılması davasının kesinleşmemesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddolunduğunu, dilekçeleri ekinde sundukları vasiyetnameye göre K… ili İ… ilçesi Ç… mahallesi … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, .. ada .., … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, …. ada …, … ada …, …. ada …, … ada …, … ada …, … ada …ve K… mah. .. ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, Y… Mahalle … ada .., … ada … parsel sayılı taşınmazları müteveffanın, davacı müvekkillerine bıraktığını, İ…ilçesi E… köyünde kayıtlı ……… ve …. parsel sayılı taşınmazları ise taraflara müştereken bıraktığını, tarafların murislerinin verasetnamesine göre taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri davacılar adına kaydedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin tenfizi davasının süresinde açılmadığını, zamanaşamı itirazında bulunduğunu, Kastamonu 1. Noterliğinin 17/12/1992 tarihli 20924 yevmiye nolu vasiyetnamenin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle kabul etmediğini, tebliğ edildiğinde ayrıca beyanda bulunacağını, vasiyetnamenin iptali davası açma hakkını saklı tuttuğunu, açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kabul etmediğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; müteveffaya ait düzenleme şeklinde vasiyetnamenin tenfizi ile, bilirkişi raporlarında belirtilen taşınmazların davacılar adına 1/2 hisse oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, vasiyetnamenin tenfizi ve vasiyetnamede bahsi geçen taşınmazların davacılar adına yine vasiyetnamede belirtilen oranlarda tescili talebine ilişkindir.
Dava konusu vasiyetname incelendiğinde; vasiyetnamede bahsi geçen taşınmazların, ilgili bölgelerde henüz kadastro tesisi işlemleri tamamlanmadığından, yaklaşık m2 değerleri ve mevkileri ile belirtildiği, ada ve parsel numaralarının açık şekilde dile getirilmediği, bilirkişi raporları incelendiğinde ise; özellikle kadastro bilirkişisinin genel ifadelerle raporunu hazırladığı, vasiyetnamede bahsi geçen taşınmazların mevkileri de belirtilmek suretiyle tek tek hangi taşınmazın, kadastro sonrası hangi ada ve parsel numaralarına isabet ettiğinin ayrıntılı şekilde ele alınmadığı, buna istinaden ziraat mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun da haliyle eksik olduğu, bilirkişi raporlarının olayı aydınlatmaya elverişli olmadıkları gibi gerek tarafların gerekse mahkeme ve Yargıtay’ın denetimine elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, mahkeme tarafından yeniden keşif yapılarak, vasiyetnamede bahsi geçen taşınmazların tek tek hangi parsellere isabet ettiği tespit ettirilmeli, keşif sonrası dava konusu taşınmazların değerleri nispetinde nispi harç tamamlattırılmalı, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.