Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/19435 E. 2015/15430 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19435
KARAR NO : 2015/15430
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : TURGUTLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2014
NUMARASI : 2014/60-2014/340

Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalıların muris babaları M. Y. adına kayıtlı ………… Köyü ……… parsel sayılı taşınmazı satmak üzere A. T. isimli kişiye yetki ve vekalet verdiklerini, bu vekaletname ile taşınmazın 06.06.2003 tarihinde taşınmazın müvekkiline 36.000 TL. bedelle satılarak tapuda devredildiğini, satış bedelinin kısmen elden kısmen banka kanalıyla ödendiğini, satışın yapılmasını istemeyen M. Y. varisleri davalıların, bu aşamada babalarının tasarruf ehliyeti bulunmadığından bahisle vasi tayini davası açtıklarını, alınan vesayet kararı ile Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/126 Esas, 2013/267 Karar sayılı dosyasının açıldığını, yargılama sırasında muris M. Y. ‘ın vefat ettiğini, davanın mirasçıları davalılar tarafından takip edildiğini ve yapılan yargılama sonucunda murisin tasarruf ehliyetinin bulunduğu, ancak taşınmazın düşük bedel ile satılmasının vekalet görevinin kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu kabul edilerek, davalılar adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, karara istinaden davalıların infaz işlemini yaptırarak adlarına tapularını aldıklarını ve taşınmazı kullanmaya başladıklarını belirterek, davacı tarafından ödenen ve karşılıksız kalan satış bedeli olan 36.000 TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödemenin A. T. ‘e yapıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir .
Dava konusu uyuşmazlık; aynı mahkemenin 2013/126 Esas sayılı dava dosyasına konu olan taşınmaz satışının vekalet akdinin kötüye kullanılması nedeniyle geçersizliği nedeniyle ödendiği iddia edilen bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Aynı mahkemenin 2013/126-267 Esas-Karar sayılı dava dilekçesinde bahsolunan tapu iptal tescil dosyasının incelenmesinde, davacıların iş bu yargılama dosyası davalıları, davalının ise temyiz istemine konu iş bu dosya davacısı M.. S.. olduğu, dava konusunun …….. İlçesi, ………. Köyü, ……. parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu; sözkonusu yargılama dosyasında “… Müteveffa M. Y. ‘ın fiil ehliyetine haiz bir durumda, kendi serbest iradesi ile dava konusu taşınmazı satması için A. T. a vekalet verdiği, davacı Mehmet’in birlikte yaşadığı Hatice’nin başkasından olan oğlundan torunu Ahmet’in sarraf olarak ticaretle iştigal ettiği, işlerinin kötü gitmesi bakımından Ahmet’in taşınmazı satarak iş kurması amacıyla davacıdan bir şekilde temin ettiği vekaletle vekilin taşınmazı 06.06.2003 tarihli akitle 12.000,00 TL ye davalı Mehmet’e satış suretiyle temlik ettiği, bilirkişilerden alınan raporda ise taşınmazın değerinin 68.097,50 TL olduğu, davalının değerinden daha yüksek olan taşınmazı düşük bir bedelle satın aldığı, bu nedenle davalı taşınmazı kendisine devreden Ahmet ile iş birliği içerisinde olduğunu, vekilin sadakat ve özen borcu doğrultusunda hareket etmediği…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, sözkonusu karar 10/09/2013 tarihinde kesinleşmiştir .
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde her ne kadar; “tarafların vekalet akdinin kötüye kullanılmasında el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerinin mahkeme kararıyla sabit olduğu, bu anlamda vekili Ahmet’e ödendiği iddia olunan dava konusu meblağın muris M. Y. ‘a verildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; vekil A. T. ‘un asil (kök muris) M. Y. adına işlem yaptığı ve vekilin yaptığı işlemlerin asili bağladığı nazara alındığında; davacı M.. S.. tarafından vekile ödenen bedelin taraf delilleriyle saptanıp, bu nispette davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.