Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10082 E. 2016/6634 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10082
KARAR NO : 2016/6634
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görevsizlik nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesi ile; ……’ın yakınları olan dava dışı 3.kişilerce davacı …Ş., davalı … Başkanlığına devredilen …Belediye Başkanlığı ve dava dışı …2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/183 E. sayılı dosyasında açılan maddi manevi tazminat davasında hükme esas teşkil eden bilirkişi raporuna göre davalı idarenin davaya konu olan ölümlü kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu bulunduğunu, yine… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/183 esas 2010/114 karar sayılı dosyasında verilen kararın davacı vekili tarafından… 2. İcra Müdürlüğünün 2010/2719 sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, mevcut teminat mektubunun nakde çevrilmesi neticesinde dosyanın infaz edildiğini, böylece müvekkili olan teşekkül şirketin haksız şekilde kendisine izafe edilen kusur oranına tekabül eden kısımdan daha fazla ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 8.736,43TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden rücuan tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; anılan mahkeme kararının müvekkili açısından kesinleşmediğini, müvekkili hakkında Yargıtay bozması nedeniyle İdare Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, bu nedenle yargı yolu itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece;… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/183E sayılı dosya ile davalıları …….Belediye Başkanlığı ve …..’ye açılan davada Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 27.10.2011 tarih, 2010/7806 E.-2011/11289 K.sayılı ilamı ile hükmün davalı …Belediye Başkanlığı yönünden yargı yolu bakımından bozulduğu, bu dosyadaki Yargıtay ilamı içeriğine göre dava dışı davacıların tazminat isteminin davalı idarenin hizmet kusuruna dayandığı, hizmet kusuru sonucu ortaya çıkan uyuşmazlığın giderilmesinde görevin idari yargı yerine ait olduğu, bu tür davaların, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerektiği gerekçesi ile davanın yargı yolu bakımından reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, idari yargıda açılabilecek davalar tam yargı ve iptal davalarıdır.
Somut olayda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b. maddesinde belirtilen “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, zarar gören tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır.
Öte yandan; ortada,…idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışındaki alacakların tahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren bir kamu alacağı da söz konusu değildir.
Yerleşmiş uygulamalar ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre de (02.02.2009 tarih 2008/397 E-2009/28 K, 02.07.2007 tarih 2007/15 E.-2007/118 K., 01.07.2004 tarih 2004/43 E.-2004/46 K.) idari yargıda rücu davası açılamayacağından davanın görülme yeri adli yargıdır.
O halde mahkemece; açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile yargı yolu yönünden davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.