Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10133 E. 2016/6940 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10133
KARAR NO : 2016/6940
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;tarafların … ve… ilçesinde 2007 yılı yaz ayında yaptıkları düğünlerde davacıya bir çok ziynet eşyası takıldığını, düğünden sonra ziynet eşyalarının çanta içinde davalının annesine teslim edildiğini, davacının o tarihten sonra altınlarını bir daha görmediğini, davalıya sorduğunda ise altınların annesinde olduğunu, düğün borçları için kullanılacağını söylediğini, altınların davalıda olup iade edilmediğini, davacının boşanma sürecindeki eşya paylaşımı sırasında da altınları istediğini, ancak davalı tarafından altınların evde olmadığı ve daha sonra verileceğinin söylendiğini ancak verilmediğini belirterek , ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmaz ise bedeli olan 22.880,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;tarafların … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/228 E, 2010/99 K sayılı boşanma davasında eşit kusurlu sayılarak boşanmalarına karar verildiğini, kararın 03/05/2010 tarihinde kesinleştiğini, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını,altınların davacı üzerinde düğünden sonra sürekli görüldüğünü,davacı evi terk ettiğinde de davalı ve ailesinin müşterek konutta olmadığını, davacının davalının evde olmadığını fırsat bilerek konuttaki tüm ev eşyalarını habersizce toplayıp müşterek konutu tasarlayarak planlı bir şekilde terk ettiğini, bu durumun … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/228 E sayılı dosyası ile de sabit olduğunu, davada ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 6.H.D.nin 06.06.2013 tarih 2012/16603 E.-2013/9982 K. sayılı ilamı ile ”tarafların … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/228 E, 2010/99 K sayılı boşanma davasında boşanmalarına karar verildiği, kararın 03/05/2010 tarihinde kesinleştiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, bu boşanma dosyasına davalı … vekili tarafından sunulan 13.10.2008 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinin 7.sayfasının 11 no’lu bendinde “….takı gibi kullanılmayacak bazı para ve çeyrek altın gibi altınların düğün sonrasında evlilikte beraber kullanılmakta olan eşyaların masraflarına karşılık harcandığı…” şeklinde beyanda bulunulduğunun görüldüğü, bu ifadenin mahkeme içi ikrar olup tarafları bağladığı, bu durumda mahkemece davalı vekilinin 13.10.2008 tarihli dilekçesindeki beyanı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden” bahisle kararın bozulduğu,mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ise davanın kısmen kabulü ile,davaya konu 36 adet çeyrek altının 19.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ile 4.410,00 TL değerinde olduğu anlaşılmakla,36 adet çeyrek altının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde 36 adet çeyrek altının değeri olan 4.410,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,davacı tarafından dava değerinin 22.880,00 TL olarak belirtildiği,bu miktar üzerinden harcın yatırıldığı,mahkemece 4.410,00 TL’lik kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan … gereğince davalı vekili lehine nispi 2.216,4 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile maktu 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de ;bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve hakimin takdir yetkisi kapsamında kalmadığından hükmün 5.bendinde yer alan ”…1.500,00 TL …” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ”…2.216,4 TL …” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.