YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10249
KARAR NO : 2016/7559
KARAR TARİHİ : 11.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TİCARET) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin … adresinde 11200081 nolu elektrik abonesi olduğunu, davalı kurum tarafından 06/12/2013 tarihli fatura ile müvekkilinin işletmesine toplam 46.027,75 TL borç tahakkuk edildiğini, müvekkilinin işletmesinde mevcut çalışan makinelerin tamamının bir dönemde belirtilen miktar kadar elektrik sarfiyatı yapmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ait elektrik bağlantı kablolarının çalındığını, kesilen kabloların yerine yeni hat çekildiğini ve bağlantılarının yapıldığını, davalı kurum tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra ana hattan elektrik bağlantısı yapıldığını, davalı kurumun kendi incelemesi ve araştırması yapıldığı halde daha sonradan bağlantının yanlış olduğu bu nedenle sarfiyatın düşük gösterildiği gerekçesi ile kaçak kullanım bedeli çıkarmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek; 06/12/2013 tarihli faturanın iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı şirketin, 11200081 nolu ticarethane grubu elektrik abonesi olduğunu, yapılan kontroller sırasında abonenin sayacın gerilim uçlarının ters bağlı olduğu sayacın eksik tüketim kaydettiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedelinin miktarının doğru olduğunu ve davacının bu bedeli ödemesi gerektiğini savunarak; davanın reddi ile % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı abonenin ölçü devrelerinde tahribat yaparak kaçak elektrik kullandığı kabulü ile bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarda borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 13.919,37TL borçlu olduğu, 32.108,38TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen faturadan borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak, 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde; gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
E… Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere; E……. Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olayda; 25.11.2013 tarihli kaçak tespit tutanağı ile 11200081 numaralı ticarethane grubu elektrik aboneliğinde “sayacın gerilim uçlarının ters bağlı olduğu, eksik tüketim kaydettiği” tespit edildiği, dinlenen tutanak tanığının tutanağın içeriğini doğrulayarak, sayacın ölçü hücresinin mühürsüz olduğunu beyan ettiği; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, ceza dosyasına sunulan raporun tekrarı ile davacının tüketiminin kaçak olduğunun kabul edildiği, sanayi abone grubunda olduğundan aylık 200 saat çalışma süresi ve işyerindeki kurulu güç 630KW ise de sözleşme gücünün 378 KW olduğu kabul edilerek kurulu 378 KW’nin 0,6 kullanma faktörü ile çarpımı ile, aylık 200 çalışma.. saati üzerinden 13.919,37 TL kaçak elektrik tüketim miktarının tespit edildiği ancak ek tahakkukun tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davacı şirketin kaçak elektrik tükettiği kabul edilerek, önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, davalı vekilinin önceki bilirkişi raporuna itirazları da karşılanacak şekilde, kaçak elektrik bedelinin kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen kurulu güç üzerinden, kaçak kullanım süresi, günlük çalışma saati, ek kullanım bedeli konularında yönetmelik ve kurul kararına uygun hesaplama yapılarak uyuşmazlığın aydınlatılması gerektiği gözönüne alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.