Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10514 E. 2016/7667 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10514
KARAR NO : 2016/7667
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin… İcra Müdürlüğünden satışa çıkarılan…198 ada 58 ve 59 parsellerini içeren petrol istasyonu ve eklentilerini ihaleye katarak satın aldığını, müvekkilinin de tesisi çalıştırabilmesi için 15/08/2013 tarihinden önceki abonenin borcunu ihtirazi kayıtla ödeyerek aboneliğini almak zorunda kaldığını, kendi borcu olmayan, kendisinin ve gayrimenkulünün kanunen sorumlu tutulamayacağı ihale tarihi öncesi döneme ilişkin 20.415,00 TL’yi davalı kuruma ödemek zorunda kaldığını, bu nedenlerle davalı tarafından haksız ve yersiz olarak alınan 20.415,00 TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsil tarihi olan 14/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafın fatura bedelini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödediğini, tahsilat makbuzunda ihtirazı kayıt içeren herhangi bir ibare bulunmadığını, ihtirazi kayıt belirtilmeksizin ödenen meblağın istirdadının istenemeyeceğini, beyanla hukuki mesnetten yoksun ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; 20.415,00 TL’nin 14/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.(BK.m.l01/l, TBK.m.l 17/1)
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda, davacı dava tarihinden evvel, davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarda bulunmamıştır. Davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihbar ya da ihtar bulunmadığına göre temerrüt olgusu dava tarihinden önce gerçekleşmemiş olup, faize dava tarihinden itibaren karar verilmesi gerekmektedir.
Ne var ki; anılan bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “…20.415,00 TL’ nin 14/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte “, sözlerinin çıkartılarak yerine “..20.415,00 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte , ” sözlerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.