YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10578
KARAR NO : 2016/7704
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen abonelik sözleşmesinde, kayıp kaçak ve sayaç okuma bedeline dayanak yapılan düzenlemelerin haksız şart olduğunun tespiti ile iptaline, bundan sonra bu isimler altında müvekkilinden kesinti yapılmamasına ve bugüne kadar haksız tahsil edilen bedellere mahsuben, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, şimdilik 100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; alacak miktarının 3.300,00 TL’den az olduğu, bu nedenle Tüketici Hakem Heyetine başvurulmadan doğrudan Tüketici Mahkemesine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine, davacının… Başkanlığı’na müracaat etmekte muhtariyetine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
23.03.2015 tarihli ilamla; kararın kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiş, davacı vekili red kararını temyiz etmiştir.
Dava; abonelik sözleşmesindeki kayıp-kaçak ve sayaç okuma bedellerine ilişkin haksız şartın tespiti ile bu düzenlemelerin iptali, bu isimler altında sonraki dönemlerde kesinti yapılmaması ve fazla tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, talebi yalnızca 100,00 TL ile sınırlı olmayıp, ileriye dönük artçı etkisi olan ve devamlılık arz eden istemlerde de bulunmuştur. Bu nedenle bu kararın kesin olduğundan söz edilemez. Kesin olmayan bir kararın, temyizine ilişkin dilekçenin kesin olduğundan bahisle reddedilmesi yok hükmünde olup, hukuki sonuç doğurmaz.
Bu bağlamda, kararın kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine dair mahkemece verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesinin incelenmesine geçilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında akdedilen elektrik abone sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalarda, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli gibi unsurların yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davacının talepleri bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında kurulan sözleşme ilişkisi sırasında, kayıp-kaçak ve diğer bedelleri abonenin ödeme yükümlülüğünün olup olmadığı hususunda davalı tarafından yaratılmış bir muarazaa olduğu, iş bu davada da muarazanın giderilmesinin talep edildiği açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin feshedilmediği, davacının, davalının yarattığı muarazanın önlenmesini istediği ve ileriye yönelik taleplerde bulunduğu, bu haliyle davanın müddeabihinin 3.300,00 TL’den az olmadığı nazara alınarak, işin esasına yönelik inceleme yapılıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.