Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10606 E. 2016/6597 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10606
KARAR NO : 2016/6597
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesinde; muris …’ün vasiyetname düzenlediği tarihten önce ağır bir ameliyat geçirdiğini, bu ameliyattan sonra hafızasının zayıflayıp unutkanlığının arttığını, notere gidecek ve rapor alacak durumunun olmadığını, vasiyetname tanıklarının kendileriyle görüşmesinde tanıklıklarını kabul etmediklerini belirterek; muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1.maddesine göre mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir.
HMK 2. maddesine göre ise dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir ve Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
Aynı kanunun 4/1-ç maddesinde; bu kanunla diğer kanunların Sulh Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hakiminin görevlendirdiği davaları bakacağı belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevleriyle ilgili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun düzenlemesi gereği 2. maddeye göre asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, aynı Kanunun 4. maddesine göre sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalar ile kanunun açık biçimde sulh hukuk mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Ayrıca; görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re’sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Somut olayda; muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptali istenilmekle görevli mahkeme; açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında olduğuna ilişkin kanuni düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesidir.
O halde; mahkemece vasiyetnamenin iptali davasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararının verilmesi gerekirken; işin esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre şimdilik davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.