Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10917 E. 2015/14648 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10917
KARAR NO : 2015/14648
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : FATSA 2. ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2014
NUMARASI : 2014/392-2014/503

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı için Fatsa 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2011/85 Esas- 2013/57 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen 150 TL yoksulluk nafakasının, davacının sigortalı olarak çalışmaya başlaması sebebiyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, ancak duruşmadaki beyanında; kendisinin devlet hastanesinde aylık 950 TL ücret ile çalıştığını, annesi ve çocukları ile yaşadığını, ayrıca davalının yaklaşık 6 senedir hükmedilen nafakayı ödemediğini belirtmiştir.
Mahkemece, tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre davacının davalıdan çok daha muhtaç durumda olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve Fatsa 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2011/85 Esas- 2013/57 Karar sayılı ilamı ile davalı yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 176/4.maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”.
Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında; “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını veya yoksulluk nafakasının ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemiştir.
Ancak, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.

Dosya kapsamına göre; davacının serbest olarak mobilya ve boya işinde çalıştığı, aylık gelirinin 1000 TL civarında olduğu, annesine ait evde annesi ile yaşadığı ve boşanma davasında müşterek iki çocuğu için hükmedilen aylık toplam 300 TL nafakayı ödemekle yükümlü olduğu, davacının ise hastanede temizlik işçisi olarak çalıştığı, aylık 950 TL ücret aldığı, annesi ve iki çocuğu ile birlikte yaşadığı ve aylık 270 TL kira giderlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
O halde, çoğun için de az da vardır kuralı gereğince; nafakanın kaldırılması isteminin, azaltılması istemini de kapsadığı gözetilerek, davalının yaptığı iş gereği yoksulluğu ortadan kalkmasa bile mali durumunun olumlu yönde değiştiği dikkate alınarak, nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken, davanın tümden kabulü ile nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.