Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11285 E. 2015/19467 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11285
KARAR NO : 2015/19467
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : CEYLANPINAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2013/221-2014/278

Taraflar arasındaki çeyiz eşyası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili boşanma dosyasından tefrik edilen dava dilekçesinde; taraflar arasındaki tartışma neticesinde, davalının davacıyı istemediğini söylemesi üzerine davacının evden ayrılmak zorunda kaldığını, evden ayrılırken altınlarını yanına aldığını, ancak evlilik birliğiyle beraber çeyiz olarak taşıdığı eşyaları yanına alamadığını, eşyaların talep edilmesine rağmen iade edilmediğini belirterek; çeyiz eşyalarının iadesine aksi takdirde eşyaların değeri olan 21.455,00 TL’nin davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili beyan dilekçesinde; müvekkilinin ailesinin örf ve adet gereği davacının çeyizi için 3.500,00 TL ödediğini, bu para ile yetinilmeyip bir kısım eşyalarda alındığını, davacı tarafın iddia ettiği kadar harcama yapılamayacağını, davacının ispat yükümlülüğünde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava; çeyiz eşyalarının iadesi istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından iadesi istenen çeyiz eşyalarının bir kısmının yargılama sırasında 26/08/2014 tarihli tutanakla davacı vekiline teslim edildiği görülmektedir.
Dava konusu eşyalardan tutanakla tespit edilenlerin davanın açıldığı tarihte davalı tarafta bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eşyalar her ne kadar dava açıldıktan sonra teslim edilmişse de, dava açılması üzerine davalı, eşyaların dava dilekçesinde belirtilen kadar olmayıp, istemin abartılı olduğunu belirterek davaya karşı koymuştur. Şu durumda davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu ve dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir.
Kural olarak bir davada asıl istemin konusuz hale gelmesi durumunda davanın reddine değil, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığını hükmedilmelidir. Ayrıca asıl istemin fer’i (yan) niteliğindeki diğer istemler hakkında yargılamaya devam edilerek hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmak gerektiğinden tutanakta teslim edilen eşyaların durumu ve kullanılmış değerleri tespit olunarak dava konusu miktar belirlenerek yukarıda bahsedilen ilkeler doğrultusunda dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ve vekâlet ücretine mahkum edilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.