YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11337
KARAR NO : 2016/6984
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin … hatlı cep telefonunun ele geçirilerek internet bankacılığı yoluyla iki kez havale işlemi yapıldığını, banka yetkililerinin müvekkili arayarak bu konuda bilgisi olup olmadığını sordukları ve müvekkilinin bu işlemden haberi olmadığını belirttiği, rızası dışında havale yapılan hesaplara bloke konulduğu,… .. Şubesine aktarılan havalenin tekrar müvekkile iade edildiği, ancak … .Şubesine aktarılan paranın ise 4.297 TL’lik kısmının geri iade edildiği, 1.703 TL’lik kısmının ise kötü niyetli kişilerce pos makinelerinden yapılan harcamalar ile çalındığını ve müvekkilinin üzüntü içinde olduğunu belirterek, 1.703 TL maddî tazminat ve 100.000 TL manevî tazminatın olay tarihi olan 02/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın gereğince Merkez Bankası kısa vadeli avans işlemlerine uygulanan faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte tahsilini, masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili (…) ve İhbar olunan (….) vekili davanın reddini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) yapılan yargılama sonunda, 25/11/2011 tarih, 2011/345 Esas, 2011/48 Karar sayılı kararla; 4077 sayılı Yasanın 3/e maddesi gereğince; davacının tüketici kapsamına girmediği anlaşıldığından, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığı, genel mahkemenin görevli olduğu, gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile, HMK’nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakip iki haftalık kesin süre içinde tarafların mahkememizden dosyanın gönderilmesini istemeleri hâlinde görevli … Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir..
İş bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine; Yargıtay…. Hukuk Dairesinin 11/12/2012 tarih, 2012/8353 Esas, 2012/9166 Karar sayılı ilâmı ile; “dava konusu olayda, yanlar arasında abonelik sözleşmesi bulunmakta olup, bu husus ihtilaf konusu değildir. Davacının iddiası, davalının savunması sözleşmeye aykırılığın varlığı veya yokluğu noktasında toplanmaktadır. Davacının dava dışı bankadaki ticarî hesabının, abonelik sözleşmesine konu sim kart kullanılarak boşaltılmış olması, davaya ticarî nitelik kazandırmayacağı gibi, ortaya çıkan sonuç mahkemenin görevi açısından belirleyici de değildir. Hâl böyle olunca; açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında, yargılamaya devam edilmesi, taraflardan delilleri sorulup saptanması, gösterilecek deliller toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davanın esası yönünden bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda; davacının maddî ve manevî tazminata yönelik olarak açtığı davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacının … nolu, … tarife kodu ve … Yetkili servisi sıfatıyla imzaladığı cep telefonu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan hukukî uyuşmazlık da, Tüketici Mahkemesinin mi yoksa genel mahkemenin mi (Asliye Hukuk) görevli olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bir hukukî işlemin 4077 ve 6502 sayılı yasaların kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasaların amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı arasında …tarife kodlu cep telefonu aboneliği ihdas edildiği ve davacının da abonelik sözleşmesini .. Yetkili Servisi sıfatıyla imzaladığı, taraflar arasında 4077 ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunların tarif ettiği anlamda bir tüketici işlemi bulunmadığı açık ve nettir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
Somut olaya 4077 ve 6502 sayılı yasaların göreve ilişkin hükümleri uygulanamaz. Her ne kadar Yargıtay.. Hukuk Dairesinin 11/12/2012 tarih, 2012/8353-9166 Esas, Karar sayılı ilâmı ile davaya bakmakta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi ve bu karara da mahalli mahkemece uyularak karar ittihaz edilmişse de izah edildiği üzere uyuşmazlığa bakmakta Tüketici Mahkemesi görevli değildir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmayacağından, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle işin esasına girilerek Tüketici Mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine, 03/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.