YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11441
KARAR NO : 2015/14625
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ : MENEMEN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2010
NUMARASI : 2008/817-2010/95
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, vekili dava dilekçesinde, davacının (eşi) murisi H.. B..’ın vefatından sonra eşine ait taşınmazın murisin kardeşleri olan davalılar tarafından satılarak parasını aldıklarını, davacının yasal mirasçı olmasına rağmen davacının miras payını vermediklerini belirterek 10.000 TL, ıslah ile 15.750 TL alacağın tapuda satış tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar cevabında, dava konusu taşınmazı 30.000 TL’ye sattıklarını ve satış bedelinden davacının payını vermediklerini, davacıya başka taşınmaz verdiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile akit tarihinde 31.500 TL olan taşınmaz bedelinin 1/2 payı 15.750 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından, davacının eşi H.. B..’ın 03.01.1973 tarihinde vefat ettiği, davalı kardeşlerinin 05.11.2004 tarihinde çıkardıkları veraset ilamında davacı eşini mirasçı olarak göstermedikleri ve bu veraset ilamına göre murise ait 459. parseldeki taşınmazı 3.kişiye satmak suretiyle bedelini aldıkları, davacının ise daha sonra açtığı dava sonucunda, Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2008 tarihli kararı ile önceki veraset ilamının iptaline karar verildiği, davacı eşin mirasçı olarak yer aldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallinde keşif yapılmış, dava konusu 659. parseldeki taşınmazın satış tarihi 09.04.2008 tarihindeki değerinin 31.500 TL olduğu açıklanmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılardan A.. B..’ın karardan sonra vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına usulüne uygun yapılan tebligata rağmen temyiz talebinde bulunmadıklarından bu davalının mirasçıları yönünden hükmün kesinleşmiş olduğuna, diğer davalıların temyiz itirazlarına ilişkin ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verildi.
Ancak, davacının ve davalıların ortak murisi H.. B..’ın 03.01.1973 tarihinde vefat etmesi nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 444/2.maddesinin uygulanması gerekir
4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1/1.maddesinde “4721 sayılı Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.” hükmü gereğince murisin ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanunun ilgili hükümleri uygulanmalıdır.
743 sayılı Medeni Kanunun 444/2.maddesinde “Müteveffanın babası, anası veya bunların füruu ile içtima eden karı veya koca, mirastan dörtte birinin mülkiyeti ile beraber yarısının intifa hakkına sahip olur” hükmüne göre murisin mirasçısı olarak davacı eşi ile davalı kardeşleri kaldığından, davacı eşin miras payının 1/4 mülkiyet hakkı ile 1/2 intifa hakkına yönelik olmalıdır.
Bu durumda, mahkemece; dava konusu satış bedelinden 743 sayılı Medeni Kanunun 444/2.maddesi gereğince davacının almaya hak kazandığı bedele karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.