Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11578 E. 2016/7588 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11578
KARAR NO : 2016/7588
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar dilekçelerinde, ikamet ettikleri katların teras katı olduğunu, 2009 yılında bina yapıldığında ortak kalorifer sistemi kullanıldığını, doğalgazın gelmesi ile doğalgaz bağlatmak için davalı kuruma müracaat ettiklerini, taleplerinin kabul edilmesi üzerine 2011 yılında ayrı ayrı sözleşme yaparak evlerine doğalgaz bağlandığını, 2011 yılından bu yana doğalgaz kullandıklarını, ancak davalının haksız olarak oturdukları yerin mesken niteliğini gösteren belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle gazlarını kesip, sayaçlarını söktüğünü, davalı uygulaması ile mağdur olduklarını ileri sürerek, gaz aboneliğini aldıklarında da yapının aynı özellikte olmasına ve davalı ile sözleşme yapmış olmalarına rağmen, davalının şu an yaptığı uygulamanın haksız olduğuna karar verilmesini ve sözleşmenin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacıların ikamet ettikleri yapılara ilişkin tapu kayıtlarının bulunmadığını, ilgili evrakları tamamlamaları için kendilerine süre verildiğini, evrakları tamamlayacaklarına dair taahhütleri olmasına rağmen gereğini yerine getirmediklerini, bu yapıların kanunen kaçak yapı statüsünde olmasından dolayı gaz arzının sağlanmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında doğalgaz abonelik sözleşmesi tesis edildiği, sözleşmeyi yapıp yapmamanın davalı insiyatifinde olduğu, davalı kurumun yapmış olduğu sözleşme ile davacılara ait dairelere doğalgaz vermeyi taahhüt ettiği, davacının da gerekli tesisatı .. normlarına uygun olarak çektirip, davalının da bu uygunluğu gördükten sonra davacıya gaz arzını sağladığı, dairelere gaz verilmesinde yasal eksiklikler var ise bu eksiklikler giderildikten sonra gaz verilmesi gerektiği, yasaya uygun olmayan daireye gaz bağlanmasına
ilişkin sözleşmeden kaynaklanan davalının yarattığı muaraza nedeniyle davacıya kusur yüklenemeyeceği, dava konusu aboneliğin yapıldığı dairelerin mesken olarak kullanıldığı, dairelerde bulunanların elektrik, su, doğalgaz vs. gibi yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği, kaldı ki kış ayları içerisinde bulunulması sebebiyle de meskende ikamet eden insanların ısınma ihtiyaçları bulunduğu, binanın teknik konumu itibariyle başka türlü ısınmanın da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, davacılara ait doğalgaz abonesine gaz arzının sağlanmasına, sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların teras katta bulunan ve bulundukları binanın inşaat projesi ile yapı ruhsatına aykırı olarak mesken haline dönüştürülen, bu haliyle fiilen mesken olarak kullanılan ancak tapuya kayıtlı olmayan dava konusu alanlara doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi, belgelerden ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan, davacılar ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereği davacıların 2011 yılından bu yana doğalgazı nizasız olarak kullandıkları, dava konusu dairelerin mesken olarak kullanıldığı, dava konusu dairelerin teras katta bulundukları, bu alanların bina ruhsat ve projesine uygun olmadıkları, bina ruhsat ve projesinde mesken olarak bağımsız bölüm görülmediklerinden tapularının çıkarılamadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, mahkemece; davacılara ait ve fiilen mesken olarak kullanılan tapusuz alanların, bina ruhsat ve projesine uygun olmadıkları tespit edilmiş ise de, söz konusu alanların, bulundukları bina inşaat projesine ve ruhsatına uygun hale gelip gelemeyecekleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre, niteliğinin mesken olarak tapuya tescilinin sağlanıp yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; davaya konu davacılara ait alanların bulundukları bina inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, bina inşaat projesinin tadilinin mümkün olup olmadığı ve buna göre dava konusu alanların 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince, niteliğinin mesken olarak yasal hale getirilip tapuya tescilinin sağlanıp sağlanamayacağı hususları ilgili belediyeden sorulmak suretiyle, kapsamlı bir araştırma yapılmalı, ihtiyaç duyulması halinde bu konuda yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmalı, gerekirse davacılara, sahip oldukları alanlar hakkında, yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddeleri gereğince yasal hale getirmeleri, bulundukları bina inşaat projesinin tadili ve mesken olarak tapuya tescilinin sağlamaları hususunda yetki ve süre de verilmeli, sonrasında hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.