YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11871
KARAR NO : 2016/7125
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde; davalı ile 06/12/2012 tarihinde evlendiklerini, evliliklerinin üzerinden üç ay sonra davalının kendisini dövmeye başladığını, düğünde takılan altın ve paraları elinden alarak kendisini müşterek konuttan kovduğunu belirterek; davalıda kalan kendisine ait 5.000 TL para, 8.200 TL değerinde 4 adet 25 gr ağırlığında altın bilezik, 6.325 TL değerinde 11 adet Cumhuriyet altını, 870 TL değerinde 6 adet çeyrek altın olmak üzere toplam 20.395 TL karşılığı takıların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.676 TL olarak talebini harçlandırmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davacının beyanlarının istikrarlı olduğu, tanık beyanı ile kısmen örtüştüğü, davalının altınları alıkoyduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.700 TL değerinde 4 adet 25 gr lık 100 gr bilezik, 6.160 TL değerinde 11 adet tam altın, 816 TL değerinde 6 adet çeyrek altın ile düğünde takılan 5.000 TL nakit paranın davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ziynet eşyalarının toplam bedeli olan 19.676TL’ nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297.maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK’nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır. Hükümde bileziklerin ayarının yazılı olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, karar verilen ziynet eşyalarından bir kısmının cins ve ayarı yazılmayarak HMK’nın 297. maddesine aykırı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.