YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11921
KARAR NO : 2015/19292
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/09/2014
NUMARASI : 2012/280-2014/325
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesimde, 01.06.2006-17.02.2010 tarihleri arasında davalı şirketin, resmi sağlık kurum ve kuruluşlarına ait faturalara uygulanacak birim fiyat yerine idarelerinin ticarethane olarak değerlendirilerek yanlış birim fiyatlarının esas alınması yada elektrik tüketim vergisinin faturalara eklenmesi sureti ile fazla ve yersiz ödeme yapılmasına sebebiyet verdiğini, 5018 Sayılı Yasanın 71.Maddesine göre fazla ve yersiz yapılan ödemelerin kamu zararı olarak nitelendirilip zarar oluştuğunu beyan ederek, davalı tarafından resmi sağlık kuruluşları tarifesinin uygulanması gerektiği halde ticarethane için belirlenilen birim fiyatın uygulanması sonucu oluşan 70.593,72 TL’si kamu zararının ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak ayrıca esas yönünden de davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 41.016,38 TL’sinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, yanlış tarife uygulanması nedeni ile, fazla ödenen miktarın istirdatı talebine ilişkindir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca hâkim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurur. Bu nedenle, bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip olması, başka bir deyişle o konuda uzmanlaşmış olması gerekir.
HMK.nun 281.maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Dosyada mevcut elektrik mühendisi bilirkişinin raporunda, hesaplamaya ilişkin ayrıntılara yer verilmeden, hesaplama aşamaları gösterilmeden, “…davacının dayandığı 38 adet faturanın mükerrer olduğu ve bu mükkerer fatura bedelinin 22.098,55 TL olduğu, ayrıca söz konusu elektrik dağıtım işi 16.08.2008 tarihinde dava dışı TEDAŞ tarafından davalı AYDEM Elektrik Dağıtım A.Ş’ye fiilen devir edildiği anlaşılmakla kıstelyevm uygulaması gerektiği ve kıstelyevm tutarının da 7.478,79 TL si olduğu, mükerrer fatura bedeli ile kıstelyevm tutarının davacının iadesini talep ettiği miktardan düşülmesi gerektiği ve bu durumda davacının davalıdan yaptığı fazla ödeme nedeniyle iadesini talep edebileceği miktarın 41.016,38 TL si olduğu..” belirtilmiş ve mahkeme tarafından da bu rapor esas alınmak üzere hüküm tesis edilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, bu hali ile açık, anlaşılır ve Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Her iki taraf vekili de hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarını bildirdikleri halde, bu itirazlar giderilmeden karar verilmiştir.
Hâl böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddî ve hukukî olgular gözetilerek, öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, her iki taraf vekilinin de önceki bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılar nitelikte, somut verilere dayalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.