Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12585 E. 2015/19299 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12585
KARAR NO : 2015/19299
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BEYKOZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2014
NUMARASI : 2014/492-2014/512

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı C.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalılardan B.. Y.. arasında araç takas sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davacının kendisine ait 2014 model Mercedes marka aracı ipotekli olarak davalılardan C.. K.. adına kayıtlı 34 B.. 9.. ve 34 Z.. 0… plakalı araçlarla takas ederek davalı B.. Y..’a devrettiğini, sözleşme gereği davalılardan Cebrail adına kayıtlı olan iki adet aracın devrinin davacıya yapılmadığını, davalılara edimlerini yerine getirmeleri için Kadıköy 26.Noterliği’nin 16.07.2014 tarih 16611 yevmiye nolu ihtarnamesinin 17.07.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların edimlerini yerine getirmemiş olmaları nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek, sözleşme gereğince davacıya devri gereken 34 B… 9.. ve 34 Z… 0… plakalı araçların davacı adına kayıt ve tesciline,davacının gecikmeden kaynaklanan zararının davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, araçların devir ve tescilinin imkansızlaşmış olması halinde sözleşmeden doğan zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B.. Y.. vekili cevap dilekçesinde;dava değerinin dava dilekçesinde belirtilmediğini ve dava değerinin belirlenerek harç eksiğinin ikmali gerektiğini, esasa yönelik olarak ise, davanın haksız olduğunu, davalı Bülent ile davacı arasında takas yolu ile araç devrine ilişkin harici bir sözleşme yapıldığını,davalı Bülent’in sözleşme gereği 34 B.. 9.. ve 34 Z.. 0… plakalı araçları davacıya teslim ettiğini, davacının da Trafik Tescil Müdürlüğüne kayıt ve tescil edilmeyen 2014 model Mercedes S350 CDI marka aracı davalı Bülent’e teslim ettiğini, davacının sözleşme gereği davalı Bülent’e teslim ettiği 2014 model Mercedes aracı Trafik Tescil Müdürlüğüne kayıt ve tescil ettirmekten imtina ettiğini, bunun üzerine ilgili aracın 24.07.2014 tarihinde teslim tutanağı ile davacıya teslim edildiğini, davacının aynı sözleşme ile kendisine teslim edilen 34 B…. 9.. ve 34 Z… 0….. plakalı araçları davalı Bülent’e teslim etmekten imtina ettiğini, halihazırda bu araçların davacıda bulunduğunu, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı C.. K.. vekili 29.09.2014 tarihli dilekçesinde; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, cevap süresinin HMK’nun 127/1 maddesi uyarınca uzatılmasını talep ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece; HMK’nun 119/2.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı C.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı C.. K.. vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesine göre; “ Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak Avukatlık ücreti, ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” denilmektedir.
Mahkemece; davada kendini vekille temsil ettiren davalı C.. K.. lehine ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce karar verildiği anlaşılmakla, karar tarihindeki yürürlükteki tarife gereğince 750 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükmün 3.fıkrasından sonra gelmek üzere “Kendisini vekille temsil ettiren davalı C.. K.. lehine AAÜT. 7.maddesine göre, 750 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı C.. K..’a verilmesine” ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.