YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12860
KARAR NO : 2016/8278
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı kurum tarafından, müvekkillerinin abonelik sözleşmesine aykırı olarak, aboneliğin tesisi tarihinden 01.04.2013 tarihine kadar kayıp kaçak bedeli adı altında tahsil edilen tutardan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında belirlenecek miktara dava değerini artırmak üzere şimdilik 1.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 29.06.2015 harçlandırma tarihli dilekçesi ile dava değerini 18.740 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde, davanın usul ve esas yönden reddini talep etmiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 18.740 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve cevap dilekçesinde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları bu duruma göre kabul veya reddedilecektir.
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (HMK. m. 25/1)
HMK. m.26 gereğince; hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, dava dilekçesinde aboneliğin tesis edildiği tarihten 01.04.2013 tarihine kadar davalı tarafından tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı talep edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının talep ettiği dönemde 12.228,23 TL kayıp kaçak bedelinin tahsil edildiği, 05.07.2013 tarihinden 04.11.2014 tarihine kadar olan dönemde 6.512,44 TL kayıp kaçak bedelinin tahsil edildiği, toplamda ise 18.740,67 TL kayıp kaçak bedelinin davacıdan tahsil edildiği hesaplanmış, davacı hesaplanan bu miktar üzerinden dava değerini artırmış, mahkemece dava dilekçesinde istenen dönem aralığı dikkate alınmadan, bilirkişi tarafından hesaplanan ve davacı talebini aşan dönem de dahil edilmek üzere yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacının talep ettiği dönem aşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.