YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12879
KARAR NO : 2016/6979
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; ..z Mevkii 609 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/1272 Esas sayılı dosyası ile açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında belirlenen 18.349,00 TL kamulaştırma bedelinin davacı idare tarafından bankaya depo edildiğini ancak bu dosyanın takipsiz kalması üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ardından davacı idarenin tekrar aynı taşınmaza ilişkin olarak …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/384 Esasa sayılı dosyası ile kamulaştırma davası açtığını ve bu dosyanın yargılaması sırasında yeniden güncel olarak belirlenen 31.013,40 TL kamulaştırma bedelinin dava konusu taşınmazda hak sahibi olan davalılar adına bankaya yatırıldığını, yargılama sırasında yapılan araştırmada ilk yatırılan bedelin davalıların tümünün vekili olmayan Av….’a ödendiğinin tespit edildiğini ve bu şekilde davacı kurumun davalılara aynı taşınmaza ilişikin iki kez (mükerrer) kamulaştırma bedeli ödemiş olduğunu, bir kısım davalılar vekili tarafından tahsil edilen bedelin tüm davalılara payları oranında dağıtılmış olabileceği dikkate alınarak hak sahibi olan tüm davalılara karşı dava açıldığını belirterek, fazladan ödenen 18.349,00 TL bedelin ilgili bankada tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı kuruma iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; talep edilen 18.349,00 TL bedel yönünden davayı kabul ettiklerini, bu parayı davacı adına yatıracaklarını, ancak faiz istemini kabul etmediklerini zira bu duruma müvekkillerinin sebep olmadığını belirterek, paranın yatırılması halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu 18.349,00 TL bedeli davacı kurum adına 13.03.2012 tarihinde yatırmış ve makbuzunu dosyaya sunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 18.349,00 TL’nin davalılar vekili tarafından davacı kuruma yatırıldığı ve bu suretle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.(BK.m.101/1, TBK.m.117/1)
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde de talep edilen alacağa gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden, ancak bu şekilde gerçekleşen bir iade talebinden itibaren temerrüt faizi işleyecektir. O halde; zenginleşen ister iyiniyetli, ister kötüniyetli olsun kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması ve alacağa faiz işletilmesi olanaklı değildir.
Somut olayda, davacı taraf, talep ettiği alacak miktarına, bu kamulaştırma bedelinin davalılarca ilgili (bedelin depo edildiği) bankadan tahsil edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesini talep etmiş, buna karşın mahkemece, davacının temerrüt faizi talebine ilişkin olarak olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış, bu konuda hüküm tesis edilmemiştir.
O halde mahkemece; yukarıda açıklanan yasal hükümler gereği, davalıların temerrüde düşürülüp düşürülmediği de araştırılarak, davacı tarafça talep edilen faiz istemi yönünden inceleme yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.