Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12919 E. 2016/7398 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12919
KARAR NO : 2016/7398
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 1990 yılında evlendiğini, aralarındaki boşanma davasının halen devam ettiğini, müvekkilinin müşterek haneden kovularak hiçbir eşyasını alamadan evden ayrılmak zorunda kaldığını belirterek, evlilik birliği içerisinde mehir senediyle müvekkiline bağışlanan bir kısım eşya ve ziynetlerin müvekkiline aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ise bu eşya ve ziynetlerin bedeli olan 22.880,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu ziynet eşyalarının davacının üzerinde takılı olduğunu ve evden ayrılırken davacının bu ziynet eşyaları ile birlikte mehir senedinde yazılı olan diğer tüm eşyaları götürdüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; mehir senedinde yazılı olan ziynetler ile diğer eşyaların ve yine mehir senedinde mihri müeccel bedeli olarak belirlenen 100 gr. aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde ise değerleri karşılığı olan 20.012,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HMK. 297. Maddesi (HUMK. md. 388) gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüte yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir.
Aynı kanunun 26.maddesi (HUMK’nun 74. maddesi) hükmüne göre ise, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın tek tek saydığı eşyalardan, 2 adet halı için 500,00 TL, 2 adet pencerelik tül perde için 300,00 TL, 2 adet yün sire yorgan için 100,00 TL, 12 adet kırlent için 30,00 TL ve 3 adet masa örtüsü için 50,00 TL talepte bulunmuş olduğu, buna karşın mahkemece, bu eşya bedelleri hakkında davacının talebi aşılarak talepten fazlaya (2 adet halı için 600,00 TL, 2 adet pencerelik tül perde için 500,00 TL, 2 adet yün sire yorgan için 200,00 TL, 12 adet kırlent için 50,00 TL ve 3 adet masa örtüsü için 60,00 TL) karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dava dilekçesinde tek tek sayılan eşya bedelleri konusunda taleple sınırlı olarak hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak şekilde talep aşılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.