Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12992 E. 2016/5645 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12992
KARAR NO : 2016/5645
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı … ve… yönünden reddine, davalı … yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12.04.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ve vekili gelmedi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan … ile evli iken.. 5.Aile mahkemesinin 22/04/2014 tarih ve 2013/65 Esas 2014/338 Karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, boşanma kararının kesinleştiğini, müvekkilinin evlenirken bir çok ev eşyası aldığını, dava dilekçesi ekinde bunların hepsinin yazılı olduğunu, müvekkiline takılan ziynet eşyalarına davalının ailesi tarafından el konulduğu, davalılardan Muhammet…’in ise buna sessiz kaldığını, davalılardan Muhammet…’in müvekkilini darp ettiğini, davacının evden ayrılmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin evden ayrılırken ziynet eşyalarını almasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline ait olan ziynet eşyalarının aynen iadesine bu mümkün olmadığı takdirde toplam bedelinin müvekkiline ödenmesini, ayrıca müvekkiline ait olan çeyiz eşyalarının da aynen iadesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacının ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, müvekkilinin müşterek konutta kalan diğer eşyaları da iade etmek için hazır olduğunu söylediğini, hatta bunun noter aracılığı ile yapıldığını, davacının bu konuda olumlu bir adım atmadığını, müşterek eşyaların iadesi yönünde talepleri olmasına rağmen sonuç alınamadığını bu yönde davanın konusuz kaldığını, kusurlu tarafın davacı
olduğunu, eşyaların halen muhafaza edildiğini, müvekkilinin kesinlikle davacıyı kovmadığını, şiddet uygulamadığını, zaten davacı tarafında buna ilişkin raporunun olmadığını, ziynet eşyalarının kolay taşınılabilen ve götürülebilen eşyalardan olduğu için ziynet eşyalarının davacıda olduğunu, ayrıca diğer müvekkilerinin dava ile bir ilgisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tarafların kısa bir evlilikten sonra anlaşamayıp ayrıldıkları, aralarında boşanma davası görüldüğü, tarafların ailelerinden bağımsız evlerinin olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalılar … ve … yönünden dava açılmış ise de tarafların bağımsız evlerinin olması dikkate alınarak bu kişiler yönünden husumet sebebiyle davanın reddine karar verildiği, davaya konu olan ev eşyalarına ve ziynete yönelik olarak tarafların müşterek evinde keşif yapıldığı, evde mevcut olan eşyaların değerlerinin tespit edildiği, ev eşyalarına yönelik talebin kabulüne karar verildiği, ziynet eşyalarına yönelik olarak dinlenen tanık beyanları, toplanan deliller dikkate alındığında hüküm kısmında belirlenen ziynet eşyalarının davalı eski eşte kaldığının kabul edildiği, ziynet eşyalarından bir bölümünün mevcudiyetinin ispatlanamadığı, bunlara yönelik olarak davanın red edildiği, ancak CD lerde ve fotoğraflarda mevcut olan ziynet eşyalarının davalı eş yönünden kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davalılar … ve … yönünden husumet nedeniyle davanın reddine,davalı ….yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,bilirkişi raporlarına , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlar yerinde değildir.
Her nekadar hüküm kısmında … ism… olarak yazılmış ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı, mahkemece her zaman düzeltilmesi mümkün olduğu anlaşıldığından bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.551.45 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.