YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13751
KARAR NO : 2016/6567
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
.
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen da…ın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmü asıl ve birleşen dosya taraf vekilleri temyiz etmiştir. Hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen dosya davalılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 26/04/2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden bir kısım davalılar vekili Av.C… ile İhbar Olunan … vekili Av. . ..k geldi. Davacı …’ın 08.03.2016 tarihinde öldüğü, davacılar vekiline duruşma gününü bildirir tebligatın ölüm tarihinden sonra (10.03.2016 tarihinde) yapılmış olduğu anlaşıldı. Duruşma isteyen davalılar vekilinin duruşma isteminden vazgeçmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkillerinden ..’nin eşi, ..ve .. Vefa’nın babaları, müvekkil..’nin oğlu diğer müvekkillerinin ise kardeşleri olan ..ın 09/11/2011 günü.. ilinde bulunan ve davalı şirkete ait.. Otel’de konakladığı sırada meydana gelen deprem sırasında bina enkazı altında kalarak yaşamını yitirdiğini, davalıların standartlara ve deprem yönetmeliğine uygun bir yapı inşa edilmemesinden ve böyle bir binada 23/10/2011 tarihinde meydana gelen 7.2 şiddetindeki depreme rağmen hizmet vermesinden dolayı sorumlu olduklarını belirterek; murisin eşi .. için 1.000 TL destekten yoksun kalma, 5.000 TL cenaze ve defin gideri ile 125.000 TL manevi, çocukları..00 TL destekten yoksun kalma ile ayrı ayrı 75.000 TL manevi, annesi.. için 1.000 TL destekten yoksun kalma ile 75.000 TL manevi ile diğer davalılar için ayrı ayrı 25.000 TL manevi olmak üzere toplam 9.000 TL maddi tazminat ile 450.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 21/04/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksunluk tazminatını toplam 683.507 TL’na artırmıştır.
Davalı … birleşen davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunmuş, ayrıca müteveffanın otelde konaklamadığını, binayı yapan kişiler ile müvekkillerinin aynı şahıslar olmadığını, müvekkili şirketin otelin işletmecisi de olmadığını, ayrıca 23/10/2011 tarihindeki ilk depremden sonra Afad tarafından binaya hasarsız raporu verildiğini, yine müvekkili olduğu şirketin bina sahibi olması dışında hiçbir haksız tutumu bulunmadığını belirterek da…ın reddini istemiştir.
Mahkemece yapı sahibi ve müteahhidi olmayan … ve … yönünden ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilerek bu kişiler yönünden dava dosyasının tefrik edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; asıl ve birleşen da…ın kısmen kabulü ile; maddi tazminat yönünden; müteveffanın eşi … için 475.119,00 TL, çocuklar..çin 71.051,00 TL, .. için 88.145,00 TL ve annesi .. için 49.192,00 TL destekten yoksunluk tazminatı ile 1.400,00 TL cenaze ve defin giderinden ibaret toplam 684.907,00 TL, maddi tazminatlar ile birlikte müteveffanın eşi .. için 50.000,00 TL, çocuklar…. için 20.000,00 TL,..Vefa için 20.000,00 TL, anne . için 50.000,00 TL, kardeşler.. için 10.000,00 TL,.. için 10.000,00 TL,.. için 10.000,00 TL ve … için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın 09/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalısı şirketten tahsiline ve birleşen dosya davalıları (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) .. müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm asıl ve birleşen dosya taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin ve birleşen dosya davalıları … ve … vekilinin tüm, asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davalıları…. vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı kadının ileride evlenme olanağı varsa, bu olasılığın derecesi oranında destek zararından indirim yapılması gerekir.
Nitekim uyap sisteminden alınan nüfus kaydında müteveffanın eşi …’in 10.07.2014 tarihinde evlendiği anlaşılmıştır.
Müteveffanın eşi …’in yargılama sırasında ( 10.07.2014 tarihinde) evlendiği ve bu tarih itibariyle davacı …’nin desteğe ihtiyacı kalmadığının kabulü gerekir. Mahkemece davacı …’in yeniden evlenme tarihine kadar destek alacağı kabul edilerek bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Davacılar desteğin kepçe operatörü olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı istemişlerdir….Ticaret ve Sanayi Odası kepçe operatörünün günlük 2011 yılında 60 TL,2012 yılında 80 TL 2013 yılında 100 TL geliri olduğunu bildirmiş,hükme esas alınan maddi tazminat takdirine ilişkin bilirkişi raporunda; müteveffanın ayda 30 gün çalıştığı esas alınarak asgari ücrete oranlama ile hesaplama yapılmıştır. Ancak … tarafından bildirilen ücretin net olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, müteveffanın çalışma dönemi,mevsimlik çalışıp çalışmadığı hususlarında da araştırma yapılmamıştır. Müteveffanın en son çalıştığı şirketten aldığı ücrete ilişkin bordroların celpedilerek ilgili odadan desteğin net geliri araştırılarak ve davacılar tarafından müteveffanın gelirine ilişkin sunulacak deliller birlikte değerlendirilerek net geliri saptandıktan sonra davacıların maddi zararının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, BK’nun 43/1 (TBK 51/1) maddesinde; “Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumülünün derecesine tayin eyler.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacıların murisi …’da 09.11.2012 günü meydana gelen deprem nedeniyle… Otelde konakladığı sırada yaşamını yitirmiş ve davacılar bu nedenle destekten yoksun kalarak zarara uğramışlardır. Bina; plan ve projesine, imar düzenlemelerine ve deprem yönetmeliğine uygun yapılmış olsa bile, gerçekleşen depremin şiddeti gözönünde tutulduğunda binanın deprem nedeniyle hasara uğraması kaçınılmazdır. (06.03.2013 Tarih, 2012/786 Esas 2013/318 Karar Sayılı Hukuk genel Kurulu ilamı)
Öyle ise; depremin mücbir sebep olarak kabul edilip, zararla illiyet bağını kestiği kabul edilemez ise de; ne zaman ve hangi büyüklükte olacağı öngörülemeyen ve sonucu gerçekleştiğinde büyük bir yıkıma sebebiyet veren, bölgede herkesi etkileyen en büyük doğal afet olduğu da kabul edilmek zorundadır. Ayrıca, bölgenin birinci derecede deprem kuşağında yer aldığı ve oluşan depremin şiddet büyüklüğü de gözden kaçırılmamalıdır. O halde, mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen tazminat miktarından adalete uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması da gereklidir. Bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.