Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/13971 E. 2015/19877 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13971
KARAR NO : 2015/19877
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
BAŞKANLIĞI

Y A R G I T A Y İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2015
NUMARASI : 2015/77-2015/457

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 1994 yılında evlendiklerini,bu evlilikten iki çocukları olduğunu, davalının taşeron bir inşaat şirketinde sigortalı olarak çalıştığını, davalının yaklaşık 4 ay kadar önce evden ayrıldığını, müşterek hanenin elektrik, su, doğalgazını da davacı ve çocuklardan habersiz kapattırdığını, davacı ve müşterek çocukların ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, çocuklardan Dilara’nın ilköğretim 6.sınıfta okuduğunu, okul ve özel masrafları olduğunu, müşterek çocuk T.. ise her ne kadar reşit olsa da Meslek Yüksek Okulu 2.sınıfta okuduğunu, davacının herhangi bir geliri bulunmadığını belirterek, dava tarihinden başlamak üzere müşterek çocuk Dilara lehine aylık 300 TL ve davacı lehine aylık 500 TL olmak üzere toplam 800 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile 22 yıldır evli olduklarını, 5 ay önce müşterek çocuk Tunahan ile kavga ettiklerini, bunun üzerine evi terk ettiğini, davacının da bu duruma itiraz etmediğini, rahatsızlıkları olduğunu, yaşlı annesi ile birlikte ikamet ettiğini, davacı ile barışmak için aracılar koyduğunu, ancak davacının barışmayı kabul etmediğini, davacının maddi durumunun kendisinden daha iyi olduğunu, kendisinin çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; dava tarihinden itibaren davacı için aylık 500 TL, müşterek çocuk D.. için aylık 500 TL tedbir nafakalarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı HMK 26. maddesine (HUMK 74) gereğince; hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Somut olayda; mahkemece, davacı tarafça müşterek çocuk D.. için aylık 300 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi talep edilmiş, harç da bu miktar üzerinden alınmış olmasına rağmen, davacı tarafın ıslahı da olmamasına karşın talep aşılmak suretiyle müşterek çocuk D.. lehine aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; taleple bağlılık ilkesine ilişkin yukarıda ifade edilen yasa hükmü gözetilmeden taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; taleple bağlılık ilkesi gözetilmek suretiyle yeniden inceleme ve değerlendirme yapılarak, hüküm tesisi yoluna gitmek olmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.