Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/14215 E. 2016/12451 K. 03.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14215
KARAR NO : 2016/12451
KARAR TARİHİ : 03.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesinde; … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/147 Esas ve 2014/211 Karar sayılı kararı ile açılıp okunan vasiyetnamenin babasının kendisine olan düşkünlüğünden dolayı düzenlendiğini lehine vasiyet olan taşınmazın aslında annesinin hakkı olduğunu ahlaki olarak bu durumdan rahatsız olduğunu ileri sürerek vasiyetnamesinin iptalini istemiştir.
Mahkemece; iptal davası açılma şartları TMK’nın 557.maddesinde sayıldığı, açılıp okunan vasiyetnamenin anılan kanun maddesinde sayılan iptal sebepleri kapsamında olmadığı, usulüne uygun tanzim edildiği ve hukuken geçerli olduğu, diğer taraftan, esas olanın ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetnamenin ayakta tutulması ilkesi olduğu, davacının vasiyeti kabul etmemesi vasiyetnamenin geçerli olmadığını göstermemekle birlikte, tenfiz edilmesi hususunda davacının muhayyer olduğundan davanın reddine kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, muris tarafından kendisine vasiyet edilen taşınmazlarda annesinin de hakkı olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini, eş söyleyişle vasiyetnamenin reddini istemiştir.
Bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak taraflara, bu olguları hukuken nitelendirmek ve uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak hakime aittir. (HUMK 76., HMK 33.md)
Vasiyet alacaklısı dilerse vasiyeti reddedebilir. TMK 616.maddesinde “Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi halinde, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır.” hükmüne yer verilmiştir.
TMK’nun 605.maddesine göre; Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. TMK’nun 609.maddesine göre ise; mirasın reddi, mirasçılar tarafından Sulh Mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen dikkate alınır.
Bu durumda davacının istemi vasiyetnamenin reddine ilişkin olup, TMK 605 ve devamı maddelerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözönünde tutularak mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.