YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15404
KARAR NO : 2016/7436
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 10.05.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden taraflardan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2006 senesinde adi ortaklıkt kurarak hediyelik eşya satışına başladıklarını, bir süre … pazarında tezgah üzerinden satış yapan tarafların 2009 yılının Nisan ayında… adresindeki dükkanı ortak olarak Çeşme Belediyesinden kiraladıklarını ve 2012 yılının Ekim ayına kadar birlikte ortak olarak çalıştırdıklarını, bu dükkan için müvekkilinin 25.700,00-TL masraf yaptığını,müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihte tarafların toplam 50.000,00-TL satışa hazır emtiasının olduğunu, bu ortaklıktan kazanılan ve müvekkilini hesabına isabet eden toplam 10.000,00-TL nakit paranın da davalının uhdesinde kaldığını, müvekkili ile birlikte oluşturulan ve ticari bir değere haiz olan ticarethaneden hiçbir şey alamadan davalının baskıları neticesinde ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek 47.850,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili ile ortak olduklarını iddia ettiği adresin müvekkili ile hiçbir alakasının olmadığını, davacı tarafın müvekkili ile aralarında sözlü adi ortaklık olduğu iddiasında olduğunu, belirtilen miktarlarda yapılmış olan hukuki işlemlerin senet yani yazılı delil ile ispatının zorunlu olduğunu, ortada yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belgenin olmadığını, davacı tarafın davalının bilgisi dışında bir liste hazırlayarak alacak iddiasında bulunduğunu, davacı taraf ve müvekkili arasında böyle bir sözlü ya da yazılı anlaşmanın mevcut olmadığını, aksinin iddia eden davacının …m.200-201 gereği bu iddiasını ancak ve ancak senetle ispat edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının adi ortaklık ilişkisinin varlığını inkar ettiği, bu durumda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacının iddiasını ispat edecek yazılı bir delil de ibraz edemediği, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerin davacı adına düzenlenmiş fatura, fiş, vs. evraklar olduğu, bu belgelerin davalı ile aralarında bir adi ortaklık bulunduğu hususunun kabulüne elverişli olmadığı, HMK’nın 201. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemeyeceği, davacı tarafa davalıya “yemin” teklif etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı ve davalı da usulüne uygun olarak yemini icra ettiği gerekçesiyle davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.05.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.