Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/1558 E. 2015/10108 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1558
KARAR NO : 2015/10108
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : DENİZLİ 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2014
NUMARASI : 2014/203-2014/771

Taraflar arasında görülen asıl dava yoksulluk nafakasının kaldırılması, karşı dava iştirak nafakasının artırılması davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalının Çardak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2008/3 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile davalı lehine yoksulluk nafakası, müşterek çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedildiğini, boşanma davasından sonra davalının sigortalı olarak bir işte çalışmaya başladığını belirterek, davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili davalı ile davacı arasında görülen boşanma davasında müvekkilinin yoksulluk nafakası talebi olmadığını ve bu yönde bir karar verilmediğini, yalnızca müşterek çocukları Esma yararına iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak kararın yazılması sırasında maddi hata yapılarak sehven iştirak nafakası yerine yoksulluk nafakası olarak yazıldığını, aslen hükmedilen nafakanın iştirak nafakası olduğunu, bununla birlikte aradan geçen zaman içinde müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını ve hükmedilen iştirak nafakasının yetersiz kaldığını belirterek; asıl davanın reddi ile karşı davaları bakımından ise iştirak nafakasının 450 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında görülen boşanma davasında müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedildiği, ancak kararın yazımı sırasında maddi hata yapılarak sehven yoksulluk nafakası olarak yazıldığı, davacı kadının boşanma davasında yoksulluk nafakası talebi olmadığı gerekçesi ile asıl dava bakımından davanın reddine, karşı dava bakımından ise, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile çocuğun artan ihtiyaçlarına göre mevcut iştirak nafakasının yetersiz kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakasının aylık 330 TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kocanın tüm, davalı-karşı davacı kadının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı-karşı davacı kadın hem asıl hem de karşı davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davalı-karşı davacı lehine, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9/1. maddesinde yer alan, “nafaka davalarında hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı avukatlık ücreti olarak hükmolunur, bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz” hükmüne göre, tamamen reddedilen asıl dava ve kısmen kabul edilen karşı dava bakımından ayrı ayrı 1.500’er TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 500’er TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün fıkrasının 9. bendinde yer alan “500,00 TL” ifadesinin çıkarılarak yerine “1.500,00 TL” ifadesinin yazılması, yine hükmün fıkrasının 11. bendinde yer alan “500,00 TL” ifadesinin çıkarılarak yerine “1.500,00 TL” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.