YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15635
KARAR NO : 2016/7586
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkillinin 4 ayrı dairesi için davalı ile iki yıldan bu yana aboneliği olduğunu, ancak davalı tarafça aboneliğin iptal edildiğini, gerekçe olarak yapıya ait bazı belgelerin sunulmamasının gösterildiğini, müvekkilinin gerek aboneliği yaptığı esnada gerekse de doğalgaz dağıtım hizmetinin kesilmesinden sonra davalıya yaptığı başvuruda istenen evrakların verilmemesinin kendisiyle ilgisi olmadığını, müteahhit ile Belediye arasındaki sorunlardan kaynaklandığını açıkça belirttiğini, müvekkile ait dairelerde kiracıların bulunduğunu, kış ayının da gelmesi ile yaşanacak mağduriyetlerin daha da artacağını ileri sürerek, 4 daire için doğalgaz dağıtım hizmetinin sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının, abonelik talep ettiği adreste oturmadığını, abonelik verilmesi için ikamet şartı bulunduğundan davanın öncelikle usulden reddi gerektiği, doğalgaz talep edilen yapının mesken(konut) olduğuna dair tapu kayıtlarının bulunmadığını, ilgili evrakları tamamlaması için süre verildiğini, bu evrakları tamamlayacaklarına dair tahahhütleri olmalarına rağmen taahhütlerin yerine getirilmediğini, eksik evraklar tamamlanmadığından ve tapu kayıtları olmayan bu yapıların kaçak yapı statüsünde olmasından dolayı gaz arzının sağlanmasının mümkün olmadığını, bu yapıların 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda ve ilgili yönetmeliklerde yer almadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kanuna aykırı bir yapılaşma sayıldığını ve bu kanunlara göre kaçak yapı olarak kabul edildiğini, doğalgaz bağlantısı için …’nun ileri sürdüğü ön şart gereğince hukuken konut olarak kabul edilmesi mümkün olmayan garaj tapulu dairelere ve kaçak olarak yapılan teras katlara bireysel doğalgaz aboneliği verilmesine imkan bulunmadığından, doğalgaz kullanım sözleşmesinin iptalinin yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşımazın tapu kaydı ve yapı ruhsatının olmadığı, davalı tarafın davacıya ilgili evrakları tamamlaması için süre verdiği, buna rağmen eksikliklerin giderilmediği, dava konusu taşınmazın kaçak yapı statüsünde olması sebebiyle davalı tarafça 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası hükümleri çerçevesinde davalı kurumun davacıya gaz vermesinin hukuken mümkün olamayacağı, davacının isteminin hukuka aykırı olduğu, nitekim Yargıtay…Hukuk Dairesinin 2014/7220-16300 E.K. sayılı dosyasında yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin verdiği kararın Yargıtay’ca onaylandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının teras katta bulunan ve bulunduğu binanın inşaat projesi ile yapı ruhsatına aykırı olarak mesken haline dönüştürüldüğü anlaşılan, bu haliyle fiilen mesken olarak kullanılan ancak tapuya kayıtlı olmayan dava konusu alana doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi, belgelerden , davaya konu yerin, teras katta bulunan tapusuz bir yer olduğu, davacıya ait ve fiilen mesken olarak kullanılan yerlerin bulunduğu apartman karar defterinden ise, söz konusu yerin güneş taplası altında bulundukları anlaşılmaktadır.
Ancak, mahkemece; davacıya ait dava konusu yerlerin, niteliğinin tapuya kayıtlı mesken olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı kanununa göre kaçak yapı olduğu tespit edilmiş ise de, söz konusu yerlerin, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre, niteliğinin mesken olarak tapuya tescilinin sağlanıp yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; Dairemizin değişen ve yerleşen uygulamasına göre, davaya konu davacıya ait yerlerin, bulunduğu binaya ait tasdikli inşaat (yapı) projesinin ilgili belediyeden getirtilip,dava konusu yerlerin bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, bina inşaat projesinin tadilinin mümkün olup olmadığı ve buna göre dava konusu yerlerin 3194 sayılı İmar Kanunun ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince, niteliğinin mesken olarak yasal hale getirilip tapuya tescilinin sağlanıp sağlanamayacağı hususları ilgili belediyeden de sorulmalı, ihtiyaç duyulması halinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti ile keşif de yapılarak, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle kapsamlı bir araştırma yapılmalı, gerekirse davacı tarafa, sahip olduğu alan hakkında, yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddeleri gereğince yasal hale getirmesi, bulunduğu binanın inşaat projesinin tadili ve mesken olarak tapuya tescilinin sağlaması hususunda yetki ve süre de verilmeli, sonrasında hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.