YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15677
KARAR NO : 2016/8468
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacıya hediye edilen ziynet eşyalarının ve 5.000.00.- TL nakit paranın davalının annesinde olduğunu, davacının evden gönderildiğini, davalının “boşanınca takıları alırsın” dediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, ziynet eşyalarının aynen iadesine; olmaz ise, bedeli olan 17.580.00.- TL’nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; 3 burma bileziğin ve zincirin davalıda olduğunu, iade edileceğini, diğer ziynetlerin davacının onayı ile borçlar için harcandığını, nakit paranın da her ikisine de takıldığını, nakit paranın da ortak giderler için harcandığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 1-Davacı …’un talebi olan 6 adet çeyrek altın, 14 ayar bir çift halka küpe, yarım metre zincir, 22 ayar her biri 20 gr ağırlığında 5 adet bilezik, 1 adet 22 ayar 17 gr ağırlığında bileziğin davacıya aynen iadesine (davalı vekili 3 adet 22 ayar her biri 20’şer gr bilezik ile yarım metre zincirin kendilerinde olduğunu kabul edip bildirdiğinden)
Aynen iade mümkün olmaz ise;
-6 adet çeyrek altının ederi 828 TL,
-14 ayar bir çift halka küpenin ederi 212 TL,
-yarım metre zincirin ederi 587 TL
-5 adet 22 ayar her biri 20 şer gr olan bileziğin, her biri 1545 TL’den toplam ederi 7725 TL,
-1 adet 22 ayar 17 gr ağırlığında bileziğin ederi 1313 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE,
2- Davacıya düğünde hediye olarak takılan 1200 TL nakit paranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
Davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan ve …, fotoğrafları inceleyen kuyumcu bilirkişinin hazırladığı raporda; davalı damadın üzerine düğünde 7 tane çeyrek altın ( 965.00.- TL ) ile 1.700.00.- TL nakit para takıldığı, davacı gelinin üzerine düğünde diğer ziynetlerin yanı sıra 6 tane çeyrek altın ( 828.00.- TL ) ile 1.200.00.- TL nakit para takıldığı belirtilmiştir. Mahkeme ise, davacı 12 çeyrek altın ile 5.000.00.- TL nakit para talep ettiği halde bunların yalnızca geline takılmış olanları yönünden kabul kararı vermiştir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına, örf ve adete, ülke gerçekleri ile yöresel geleneklere göre; evlenme sebebiyle, gerek ailelerce ve gerekse yakınlarınca kadına geleceğinin güvencesi olarak takılan ziynet eşyaları (altın vs.) emaneten (geçici olarak) takıldığı konusunda kadının bir kabulü olmadığı sürece, düğünde davacı kadına bağışlanmış sayılır. Aynı biçimde, düğünde erkeğe takılan ziynet eşyaları açısından da kadının herhangi bir biçimde kabulü söz konusu olmadıkça ve aksi de kanıtlanmadıkça kocanın bu eşyaları eşine bağışladığı kabul edilir.
Somut olayda; aksi iddia ve ispat edilmediğine göre, düğünde erkeğe takılan ziynetler ( taleple bağlı olarak 6 çeyrek altın ) ile nakit para da ( 1.700.00.- ), davalı tarafından davacıya bağışlanmış sayıldığından; bu eşyalar yönünden de, talebin kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Yine, İİK nın 24/4. maddesinde de; taşınır tesliminde aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cins, nitelik ve gram ağırlığı gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerektiği yer almaktadır. Anılan yasal düzenlemeler gereğince hüküm altına alınan eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkartmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Hüküm, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye gönderme yapılarak da kurulamaz.
Somut olayda, mahkemece; tespit ve teslimine karar verilen ziynet eşyaları hükümde ayrı ayrı gösterildiği halde, yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere aykırı şekilde, infazda tereddüt yaratacak biçimde her birinin ayarı, gramı ( küpe ve zincir yönünden ) ayrı ayrı belirtilmeksizin hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.