YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16704
KARAR NO : 2016/7585
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde, davalı ile yapılan doğalgaz kullanım sözleşmesi uyarınca meskeninde doğalgaz kullandığını, ancak 2014 yılına kadar kesintisiz faydalandığı gaz hizmetinin, davalı tarafça, sözleşmeye, Doğalgaz Piyasası Kanununa ve aynı yasaya uygun çıkartılan Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olarak durdurulduğunu, davalının tekel durumunda olduğunu, davalıdan başka yerden hizmet alma imkanının olmadığını, tekel durumunda olan davalıya karşı kazanılmış haklarının bulunduğunu ve bu hakkının sözleşmeye uygun davrandığı süre boyunca iptal edilemeyeceğini, sözleşme imzalandıktan sonra gaz kullanımı konusunda hiçbir değişikliğin olmadığını, oturduğu mesken ve kullandığı iç kesisatın davalının onay verdiği şeklini koruduğunu, gazın kesilmesi ile mağdur olduğunu ileri sürerek, davalı ile olan sözleşmenin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının, doğal gaz talep ettiği yapının mesken (konut) olduğuna dair tapu kayıtlarının bulunmadığını, ilgili evrakları tamamlaması için süre verildiğini, bu evrakları tamamlayacaklarına dair tahahhütleri olmalarına rağmen taahhütlerin yerine getirilmediğini, eksik evraklar tamamlanmadığından ve tapu kayıtları olmayan bu yapıların kaçak yapı statüsünde olmasından dolayı gaz arzının sağlanmasının mümkün olmadığını, bu yapıların 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda ve ilgili yönetmeliklerde yer almadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kanuna aykırı bir yapılaşma sayıldığını ve bu kanunlara göre kaçak yapı olarak kabul edildiğini, doğalgaz bağlantısı için …’nun ileri sürdüğü ön şart gereğince hukuken konut olarak kabul edilmesi mümkün olmayan garaj tapulu dairelere ve kaçak olarak yapılan teras katlara bireysel doğalgaz aboneliği verilmesine imkan bulunmadığından, doğalgaz kullanım sözleşmesinin iptalinin yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşımazın davacıya ait olduğu ancak niteliğinin mesken olmadığı, davalı idarece doğalgaz kullanım sözleşmesinin iptalinin yasaya uyarlı olduğu, abonelik sözleşmesinin devamı ve konuta yeniden doğalgaz verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının teras katta bulunan ve bulunduğu binanın inşaat projesi ile yapı ruhsatına aykırı olarak mesken haline dönüştürüldüğü anlaşılan, bu haliyle fiilen mesken olarak kullanılan ancak tapuya kayıtlı olmayan dava konusu alana doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi, belgelerden ve davacının duruşmadaki beyanından, davaya konu yerin, teras katta bulunan tapusuz bir yer olduğu, davacının fiili olarak mesken niteliğinde kullandığı yerin bulunduğu apartman karar defterinden ise, söz konusu yerin güneş tabelasından dönüştürülen bir daire olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, mahkemece; davacıya ait taşınmazın niteliğinin mesken olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı kanunlara göre kaçak yapı olduğu tespit edilmiş ise de, söz konusu alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre, niteliğinin mesken olarak tapuya tescilinin sağlanıp yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; davaya konu davacıya ait alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, bina inşaat projesinin tadilinin mümkün olup olmadığı ve buna göre dava konusu alanın 3194 sayılı İmar Kanunun ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince, niteliğinin mesken olarak yasal hale getirilip tapuya tescilinin sağlanıp sağlanamayacağı hususları ilgili belediyeden de sorulmalı, ihtiyaç duyulması halinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti ile keşif de yapılarak, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle kapsamlı bir araştırma yapılmalı, gerekirse davacı tarafa, sahip olduğu alan hakkında, yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddeleri gereğince yasal hale getirmesi, bulunduğu binanın inşaat projesinin tadili ve mesken olarak tapuya tescilinin sağlaması hususunda yetki ve süre de verilmeli, sonrasında hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.