Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16897 E. 2016/6735 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16897
KARAR NO : 2016/6735
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

Davacı … ile davalı … aralarındaki alacak davasına dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.07.2014 günlü ve 2013/75 E.-2014/337 K.sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 26.05.2015 günlü ve 2014/17191 E.-2015/9544 K.sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili davacı ile davalının, aralarında yapmış oldukları harici satış sözleşmesi ile,… İlçesi.. Köyü 558 parsel sayılı taşımazın satışı konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince davacı müvekkilinin davalıya 12.000 TL ödeme yaptığını, ancak aradan uzun zaman geçmesine karşın davalının tapuda devir işlemlerini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine müvekkili davacının sözleşmeyi feshederek ödediği bedelin tahsili için davalıya karşı icra takibi başlattığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, böylece davacı müvekkilinin sözleşme gereği ödemiş olduğu bedeli iade alamadığını ve davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini belirterek; 12.000 TL bedelin temerrüt tarihi olan 06.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı talep ve dava hakkının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, bu sürenin dolmuş olduğunu, davacı tarafın kalan satış bedelini ödemediği için tapuda devir işlemini gerçekleştirmediğini, davacı tarafça ödenen 12.000 TL’nin kaparo olarak ödendiğini ve hiçbir sebep göstermeksizin sözleşmeden vazgeçen davacının bu bedeli talep etme hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile; 12.000,00 TL alacağın 06.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 26.05.2015 tarih ve 2014/17191 Esas-2015/9544 Karar sayılı ilamı ile “…..Taraflar arasında yürütülen harici taşınmaz satımına dayalı sebebsiz zenginleşme davasında davalı taraf süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur.
Zamanaşımı def’i davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.1.1940 tarihli 15/70 sayılı İçt. Bir. Kararı) (23.12.2009 tarih, 2009/476 Esas- 2009/589 Karar sayılı ilam)

Davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmeden işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır…” gerekçesiyle bozulmuş, davacı vekili bozma ilamına karşı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazı üzerine mahkemece 04.07.2013 tarihli celsede davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş, bu husus zuhulen gözden kaçırılmıştır.
Tapulu taşınmazların satış ve devirleri TMK.nun 706, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanununun 26, Noterlik Kanununun 60/3 ve 89.maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuki sonuç doğurmazlar. Yapılan bu tür satışlar mutlak butlanla batıl (yok hükmünde) sayılmaktadır.
07.06.1939 tarih 1936/31 Esas ve 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında; “Taşınmazın haricen satışına ve satışı vaadine ilişkin muameleler kanunen geçerli bulunmamış ise de, satıcının bu işte görevli memur önünde ferağın icrasını ve aksi takdirde almış olduğu bedelin geri verileceğini taahhüt etmiş ve alıcıyla aralarında kararlaştırılmış bulunan bedeli bu şartla satıcıya vereceğini üstlenmiş ise bu gibi uyuşmazlıklar Borçlar Kanununun 125.maddesine göre on yıllık zamanaşımına bağlıdır. Zamanaşımı süresinin başlangıcı, ferağdan dönme ve vazgeçme tarihidir” denilmektedir. Şu halde, satıcı geçerli bir sözleşme yapmadığı takdirde aldığı satış bedelini geri vermeye mecburdur. Bu nedenle alıcı, satıcının ferağ vermesini bekler. Ferağ verme yönündeki ümidi kesildiği takdirde, verdiği parayı isteme hakkı doğar. İşte satış parasının geri verilmesi davalarında zamanaşımının başlangıcı bu ümidin kesildiği veya satışın yapılmasının imkan dahilinden çıktığı ya da tapuda devir yapma olanağının ortadan kalktığı tarih olmaktadır.
Taraflar arasında harici de olsa bir sözleşme olduğundan dava, BK.nun 125.maddesine (6098 sayılı BK.’nun 146.maddesine) göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi, satış bedeline ilişkin paranın verildiği tarih değil, sözleşme geçersiz olsa da satıcının rıza ve ihtiyariyle taahhüdünü her zaman yerine getirebileceği göz önüne alınarak bunun ifasını beklemek durumunda bulunan alıcı için, ancak davaya konu taşınmazın tapuda ferağ ümidinin ortadan kalktığı veya ifanın imkansız hale geldiği tarihtir.
Somut olayda; taraflar arasında yapılan harici taşınmaz satışına ilişkin sözleşme 03.01.2007 tarihinde yapılmış, iş bu dava 13.02.2013 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla 10 yıllık zamanaşımı dolmamıştır.
Davacının, davalı ile aralarındaki sözleşemeye dayalı olarak davacıya 12.000 TL verdiği anlaşıldığından mahkemenin davanın kabulüne yönelik kararı yerindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, bozma kararındaki değerlendirmenin hataya dayandığı sonucuna varıldığından; davacı tarafın karar düzetme talebinin HUMK.nun 440. maddesi gereğince kabulü ile Dairemizin 26.05.2015 tarih ve 2014/17191 Esas-2015/9544 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, 28.40 TL peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.