Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/17354 E. 2016/7185 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17354
KARAR NO : 2016/7185
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kiraladığı 33 dönümlük tarlaya arpa ektiğini, 04.06.2013 günü tarlada yangın çıktığını ve 10 dönümlük alanın yandığını, yangının, elektrik nakil hatlarının bakım ve onarımının davalı şirket tarafından gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığını ve davalı şirketin müvekkilinin zararını tazmin etmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup; 10.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yangının çıkışında müvekkiline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, bir an için yangının müvekkiline ait iletkenlerden çıktığı kabul edilse bile, belirlenecek tazminattan Borçlar Kanunu’nun 43.maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; yangının elektrik tellerinin kopması sonucu gerçekleştiği ve elektrik tellerinin bakım ve onarımından davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.468,20 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava; davalı şirkete ait elektrik hattındaki telin kopması sonucu henüz hasat edilmemiş olan mahsullerin yanması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; yangın nedeniyle davacının uğradığı zararın kapsamı ve belirlenen zararının tazmininden davalı şirketin sorumlu tutulup tutulamayacağı, sorumlu tutulacağının kabulü halinde ise ne oranda sorumlu tutulacağı hususlarında toplanmaktadır.
Davalı şirket, elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmekte olup, bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike taşıdığından, davalının sorumluluğu, sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir.
Dosya kapsamından, davacının zarara uğramasına neden olan yangının elektrik tellerinden çıktığı sabit olup, davalı şirketin, davacının zararını tazmin etmesine yönelik hükümde bu bağlamda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak yangına neden olan elektrik teli, şiddetli rüzgarın etkisiyle kopmuştur.
Elektrik hatlarının bakım ve onarımının düzenli olarak yapılmaması yanında, kaçak elektrik kullanımının sürekli artması nedeniyle elektrik hatlarının fazla yüklenmesi, ürün sahibi kişilerin de olası yangın olaylarına karşı gerekli önlemleri almamaları sonucu yaz aylarında bu şekilde çıkan çok sayıda yangının çıktığı bir gerçektir.
Borçlar Kanunu’nun 43/1.maddesinde ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51/1 maddesinde, hâkimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği açıklanmış olup, bu yasal düzenleme gereğince, hükmedilecek tazminatın miktarının tayininde, yangının yaz ayında ve şiddetli rüzgarın etkisiyle çıktığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Hal böyle olunca mahkemece; yangının, haziran ayı içinde şiddetli rüzgarın etkisiyle kopan elektrik telinden çıktığı gözetilerek; hükmedilecek tazminat tutarından hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile davacının belirlenen tüm zararından davalı şirketin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.