YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17364
KARAR NO : 2016/14195
KARAR TARİHİ : 08.12.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 7206410 nolu elektrik aboneliği nedeniyle,bireysel aboneliğe geçiş tarihine kadar, düzenlenen faturalarda davalının haksız olarak kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedeli tahsil ettiğini, söz konusu bedellerin iadesi amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı, yetki, görev ve husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, dava konusu bedellerin EPDK tarafından belirlendiği ve EPDK kararları doğrultusunda söz konusu bedellerin alındığını, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı … yönetiminin elektrik aboneliğinden davalı tarafından tahsil edilen kayıp-kaçak, sayaç okuma, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmeti bedellerinin iadesi amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.Görevle ilgili konularda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu aboneliğin, mesken aboneliği olmayıp, ticarethane aboneliği olduğu anlaşılmakla, davacının 6502 sayılı yasa kapsamında, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olmadığı açık olup, davacı 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici tanımına uymadığı gibi, olayda 6502 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisinde değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacı … adına olan abonelik yönünden, davacının tacir olup olmadığı, aboneliğin davacının işyeri hakkında olup olmadığı noktasında gerekli ve yeterli araştırma yapılarak, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine mi yoksa Asliye Ticaret Mahkemesine mi ait olduğunun tespit edilmesi sonrasında görevli mahkemeninin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde tüketici mahkemesi sıfatıyla işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.