Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/18557 E. 2016/8457 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18557
KARAR NO : 2016/8457
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile ; davacının çiftçilik yaptığını,… İlçesi, … Köyünde bulunan tarlalara kardeşleri ile birlikte müşterek malik olduğunu, dava dışı ..a ait 1 adet ve …’a ait 2 adet tarımsal sulama aboneliği bulunduğunu, ancak, gerek aboneliklerin kullanımının gerekse toplam 1700 dekar tarlanın tasarrufunun davacıya ait olduğunu; tarlalar üzerinde davacının kullanmış olduğu 3 adet tarımsal sulama kuyusu bulunduğunu, 2011-2012 sezonunda 1700 dekar araziye sulu buğday ektiğini, sürekli elektrik kesintisi ve elektrik dalgalanmaları ile düşük voltaj nedeniyle su kuyularındaki dalgıç pompaların sık sık arızalandığını, trafoların yandığını, arızlardan dolayı yaklaşık 1 ay sulama yapılamadığını ve buğdayda çok fazla verim kaybı olduğunu,… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/41 D.İş sayılı dosyası ile zarar tespiti yapıldığını oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.050,00 TL. alacağın dava tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile ; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının dava konusu taşınmazlarda müşterek malik olduğu, diğer müştereklerin kardeşleri ve akrabaları olduğu, diğer müştereklerin hisselerini icarla sürdüğü tanık beyanıyla anlaşılmakla; dava konusu taşınmazlarda sulama döneminde elektrik trafolarında oluşan dalgalanma nedeniyle trafoların zarar gördüğü, bu nedenle davacının sulama döneminde dava konusu taşınmazlara zamanında sulama yapamadığı, sulama yapılamaması nedeniyle elde edilecek ürünlerde ürün kaybı yaşandığı, ürün kaybından dolayı davalı kurumun % 85 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile, 207.985,99 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan karar Dairemizin 2014/3781 esas 2014/10910 karar sayılı ve 02/07/2014 tarihli kararı ile “… Yargılama sırasında elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 27.03.2013 tarihli Bilirkişi Raporunda; söz konusu trafo ve pompaların arızalanmasının, …’a ait enerji nakil hatlarındaki gerilim dalgalanmasından kaynaklandığı, trafo ve pompaların arızalanmasında davalının hattı işletmesi nedeniyle sorumlu olduğu ve bundan dolayı % 85 oranında kusurlu bulunduğu, davacının özel abone olması dolayısıyla kendisine ait hatların bakımından sorumlu olduğu ve dolayısıyla % 15 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiş olup, tarafların bilirkişi raporuna ve belirlenen kusur oranına itirazı sonucu düzenlenen 09.09.2013 tarihli Bilirkişi Raporunda, davacının olayda % 15 oranında, davalı …’ın ise % 85 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Yargılama sırasında ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 27.03.2013 tarihli Bilirkişi Raporunda; dava konusu parselin keşif tarihinde pamuk veya mısır ekimi için sürülmüş olduğu, parsellerin sulanabilir tarım arazisi olduğu, sulamanın parselin doğu kısmında yer alan derin kuyu ile yapıldığının belirtildiği, toplam ürün kaybının 207.985,99 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, kusur durumu ve zararın kapsamı belirlenmek üzere bilirkişi raporları alınmış ise de, bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Hükme esas bilirkişi raporlarında, davacının kullanmış olduğu tesisatların yönetmeliğe uygun olup olmadığı, davacı tarafından kullanılan enerji nakil hattından yararlanan diğer abonelerden kesintiye veya bu kesinti nedeniyle husule gelen zarara ilişkin bir şikayet olup olmadığı hususu noktasında bir inceleme yapılmamış, ürün kaybının hangi ürün dikkate alınarak yapıldığı belirtilmemiş,… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/41 D.İş sayılı dosyası ile belirlenen ürün kaybı nedeniyle oluşan toplam 244.689,43 TL zarardan farklı sonuca nasıl ulaşıldığına değinilmemiş, dolayısıyla raporlar arasında oluşan çelişki giderilmemiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece 2011-2012 sezonunda davalı kurum tarafından hangi tarihlerde ve ne kadar süre ile elektrik kesintisi yapıldığı ile enerji nakil hatlarındaki elektrik dalgalanmalarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; yukarıda belirtilen hususlar araştırılıp, davalı … kayıtları da incelenerek davacı tarafından belirtilen 2011-2012 sezonunda, davacı tarafından kullanılan enerji nakil hattından yararlanan diğer abonelerden kesintiye veya bu kesinti nedeniyle husule gelen zarara ilişkin bir şikayet olup olmadığı, arızaların husule geldiği tarihe ilişkin tutulan tutanaklar, delil tespit dosyası birlikte değerlendirildiğinde, bahsolunan kesintiler ile oluşan ürün zararı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, oluşan zarar miktarını her türlü şüpheden uzak açık net ve kesin şekilde değerlendirmeyi içerir taraf ve Yargıtay denetimine uygun alanında uzman bilirkişi kurulundan (… veya … mahkemeleri aracılığıyla) yeni bir bilirkişi raporu alınarak hüküm tesisi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece; bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilmiş, iki elektrik mühendisi ile bir ziraat mühendisi bilirkişiye kurul raporu ( … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile talimat ile ) hazırlatılmış ve bu rapor benimsenerek ; davacının davasının kabulü ile ,taleple bağlı kalınarak 207.985,99 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmeksizin hüküm oluşturulmuştur .
Somut olayda; davacı elektrik kesintileri ve dalgalanmaları nedeniyle tarımsal sulama kuyularındaki dalgıç pompaların ve trafoların sık sık arızalanmasının davalının kusurundan kaynaklandığını belirterek, 1700 dekarlık araziye ekilen buğday ürünün yaklaşık 1 ay sulanamaması nedeniyle oluşan zararı talep etmiş, davalı ise zararın oluşumunda kurumlarının kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir .
Bozma kararından sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda ; “… söz konusu elektrik tesislerinin yönetmeliğe uygun yapılmış olduğu kabul edilmelidir .Ancak, dosya kapsamından trafo gücünün 250 kw olduğu ve motopomp gücünün ise biri yedek olmak üzere 125 er kw lık iki adet motopomp olduğu görülmüştür. Yani trafo gücünün bir pompayı çalıştıracak güçte seçilmiş olduğu ancak daha kısa sürede sulama yapmak amacıyla her iki motopompun da aynı anda çalıştırılması halinde trafo gücü yetersiz kalıp aşırı yük sebebi ile trafoların yanmış olduğu kanaatimiz bulunmaktadır. Çünkü gerilim dalgalanması veya kesintisi ile trafonun yanması mümkün görülmemiştir. Gerilim dalgalanması veya kesintisi ancak trafodan beslenen elektrikli cihazları etkileyebilir. Yine gerilim dalgalanmalarının yönetmelikte belirlenen % 10 sınırını aştığı görüldüğünden motopomp arızası bedelinden dağıtım şirketinin sorumlu tutulması gerektiği kanaatimiz bulunmaktadır. … Yukarıda yapılan açıklamadan sonra heyetimizce de dağıtım şebekesindeki gerilim dalgalanmalarının kabul edilebilir ( % 10 ) sınırları sık sık aşmış olması ve kaliteli ,kesintisiz hizmet sağlamadığı için meydana geldiği anlaşılan motopomp arızasından davalı şirket % 85 oranında kusurlu bulunmuştur . Ancak trafo arızasının davacı kusuru olarak kabul edilmesi gerekmektedir . Kurulumuzca da tesisindeki kompanzasyon sistemini sağlıklı çalıştırmadığı anlaşılan davacı abone % 15 oranında kusurlu bulunmuştur . … dava dosyasına dahil edilmemiş olan tespit keşfi raporu,detayları ve ortalama buğday satış fiyatının dosyaya ilave edilmesi durumunda zarar ziyan konusundaki hesaplamalar daha net görülebilecek ve yapılabilecektir .Bütün bunlara rağmen dava dosyasındaki bilgilere göre yorum yapılacaksa ; …davalının davacıya motopomp onarım bedeli olarak kusuru oranında ( KDV dahil ) 24.372.90.- TL, verim düşüklüğü şeklinde uğradığı zarar bedeli olarak ( KDV hariç ) 207.985.99.- TL ödemesi gerektiği … ” belirtilmiştir .
Anılan bilirkişi raporunda, elektrik dalgalanmasının trafonun yanmasına neden olmayacağı ayrıntılı olarak açıklandığı halde davalı kuruma % 85 oranında kusur verilmesi bilirkişi raporunun gerekçesi ile sonucunun kendi içinde çeliştiğini göstermektedir .Davacı , elektrikteki dalgalanmalar nedeni trafonun yandığını iddia ettiğine göre, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak bu konunun aydınlatılması ve rapordaki çelişkinin giderilmesi gerekmektedir . Ayrıca, ürün kaybından doğan zararın net olarak belirlenmesi için gerekli belgeler sayıldığı halde bilirkişi kurulunun bu belgeleri incelemesi sağlanmayarak bu konunun da belirsiz bırakılması doğru görülmemiş ve anılan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.