Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/19235 E. 2017/6161 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19235
KARAR NO : 2017/6161
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; taraflar arasında…. 11. Aile Mahkemesinin 2010/356 esas sayılı dosyası üzerinden boşanma davasının devam ettiğini, tüm eşyaları davacı tarafından satın alınan müşterek konutun mahkemenin ara kararı ile davalıya tahsis edildiğini, konutun tahsisinin kaldırılmasının ardından eve gidildiğinde salon perdeleri hariç tüm ev eşyalarının davacı tarafından boşaltılmış olduğunu ileri sürerek eşya listesindeki eşyaların davacıya aynen iadesine, mümkün olmaması halinde toplam 37.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiş, davanın esasına ilişkin olarak da müvekkilinin dava dilekçesinde istenilen eşyaları sessiz sedasız götürmesinin mümkün olmadığını, ayrıca eşyaların yarısına yakınının müvekkilince alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.’nın 27.maddesinde; “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir” düzenlemesi yeralmaktadır.
HMK.’nın 150. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise; tarafların usulüne uygun şekilde davet edilmiş olmaları koşuluyla dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı vekilinin…. 1.Aile Mahkemesi aracılığıyla gönderdiği 25.11.2014 tarihli dilekçe ile “27.11.2014 tarihli duruşmaya vardiya nöbeti nedeniyle katılamayacağına dair mazeret dilekçesi sunduğu halde mahkemece; davalı vekilinin mazeret dilekçesinin kabulü ile masraf verilmediğinden duruşma gününün….’tan öğrenilmesine karar verilerek, duruşmanın 05.02.2015 tarihine bırakıldığı, bu tarihteki duruşmaya davacı vekilinin katılmadığı ve davalı vekilinin de davayı takip etmediğini bildirmesi nedeniyle HMK 150.md. uyarınca dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, üç aylık süre zarfında da yenileme olmadığından mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, ne var ki duruşma gününün….’tan öğrenilmesine şeklinde ara kararı yasal olmayıp, gider avansından tebligat masrafı alınarak davacı vekiline usulüne uygun tebligat yapılarak ya da…. üzerinden davacı vekiline duruşma günü bildirilerek taraf teşkili sağlanıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.