Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/19397 E. 2016/13950 K. 06.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19397
KARAR NO : 2016/13950
KARAR TARİHİ : 06.12.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat ve sözleşmenin feshi davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen 2008/255 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2012/1 ve 2013/3 E. sayılı davaların reddine yönelik olarak verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafça istenilmekle, daha önceden belirlenen 06.12.2016 duruşma günü için tebligat üzerine taraflar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00′ e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin, 23.06.1992 tarihli ve 50 yıl süreli sözleşme ile davalılara ait taşınmazı kaysı ağacı dikip yetiştirmek üzere teslim aldığını, aynı sözleşme ile yetiştirme giderlerinin ve elde edilecek ürünlerin eşit şekilde paylaşılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilince taşınmaza yaklaşık 350 adet kayısı ağacı dikildiğini, ancak davalıların yetiştirme giderlerine katılmadıkları gibi taşınmazı satışa çıkarmak suretiyle müvekkilinin verim çağına gelmiş olan ağaçlardan yararlanmasını engellemek istediklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yetiştirme gideri olarak 5.000 TL, sözleşmenin geriye kalan bölümü nedeniyle mahrum kalınan kar payı karşılığı olarak 5.000 TL ve taşınmazda meydana gelen değer artışı nedeniyle 5.000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 31.05.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile değer artışı istemini 114.674,89 TL ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili; davanın varsayımlara dayalı olarak açılmış olduğunu savunmuş, birleşen 2008/255 Esas sayılı davasıyla; müvekkillerinin 23.06.1992 tarihli sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiklerini, ancak davalının müvekkillerine elde edilen üründen paylarına düşen geliri ödemediğini ileri sürerek; 23.06.1992 tarihli sözleşmenin feshini ve fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 20.000 TL nin tahsili istemiş; 24.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 34.500 TL ye yükselterek, ıslah edilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiştir.
Birleşen 2012/1 ve 2013/3 Esas sayılı davalar ile davacı … vekili; davalının 23.06.1992 tarihli sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğini ileri sürerek; 2011 ve 2012 yıllarında elde edilen ürün gelirinden davacının payına düşen tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; asıl ve birleşen 2008/255 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birleşen 2012/1 ve 2013/3 Esas sayılı davaların reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı (birleşen dosyalarda davalı) tarafın tüm, davalı (birleşen dosyalarda davacı) tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Birleşen 2008/255 Esas sayılı davada, davacılar dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamış, ancak 24.11.2011 tarihli ıslah dilekçesinde dava konusu alacağa yasal faiz uygulanmasını istemiştir.
Bu durumda; davalı açılan davayla birlikte temerrüde düştüğünden, davacılar ancak ıslah talebinde bulunduğu tarihten itibaren faiz isteyebilir.
Mahkemece; bu husus gözetilerek hüküm altına alınan tutara, ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, talep bulunmadığından bahisle faize hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı (birleşen dosyalarda davalı) tarafın tüm, davalı (birleşen dosyalarda davacı) tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2/b bendi çıkartılarak yerine “b) 3.885,20 TL tazminatın ıslah tarihi olan 24.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-birleştirilen dosyanın davalısı …’dan alınarak davalı-birleştirilen dosyanın davacılarına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı (birleşen dosyalarda davacı) tarafa iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

.