YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19628
KARAR NO : 2016/1611
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki su akışının teminine yönelik açılan davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde; …. Tüketici Mahkemesi’nin tedbir kararı gereğince ücreti peşin alınmak şartı ile elektronik ve kartlı su sayacı takıldığı halde; davalı idarece kendisine su verilmediğini, satış merkezlerinde tahdit konularak su satış merkezlerinde su satışı yapılmadığını, ailece susuz kaldıklarını ve mağdur olduklarını beyanla su akışı sağlanması yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının aboneliğini kapattırdığı gerekçesiyle, “konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir .
HMK’nın 331. maddesinin birinci fıkrası; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” yasal ifadesini içermektedir. Anılan madde doğrultusunda davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderini ödemekle yükümlü olacaktır.
Dava tarihi itibariyle hakkında 10 adet kaçak su faturası bulunan ve …. Tüketici Mahkemesi’nin 2009/779 Esas sayılı dosyasıyla tedbiren su akışı temini sağlanan davacının, su akışının teminine yönelik açtığı davada verilen “davanın açılmamış sayılması” kararından sonra su akışının teminine yönelik yeniden açtığı iş bu davada davacının bizatihi dava açılmasına sebebiyet verdiği nazara alınarak; HMK 331 md. uyarınca; yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken; yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılması; davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.