Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/198 E. 2015/12371 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/198
KARAR NO : 2015/12371
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2014/556-2014/619

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde;müvekkilinin Akçakale İlçesi … köyünde bulunan 14310 nolu elektrik abonesi olduğunu ve söz konusu elektrik aboneliği nedeniyle müvekkili hakkında Şanlıurfa 2.İcra Müdürlüğünün 2010/6419 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafça müvekkilinden istenen 55.000.00.Tl.nın kaçak elektrik bedeli, gecikme cezaları, normal sarfiyat ve tüm bunlara uygulanan faiz olduğunu, ancak müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, ayrıca harcamış olduğu elektrik bedelinin yanlış hesaplandığını, yine müvekkili hakkında kaçak elektrikten dolayı açılan ceza davasından beraat etmiş olduğunu, sonuç olarak müvekkilinden talep edilen 55.000,00.Tl.yi kabul etmediklerini, zaten davalı tarafa tüm borçlarının 10.000,00.Tl. Civarında olduğunu, , bu nedenlerle söz konusu elektrik aboneliği nedeniyle Şanlıurfa 2.İcra Müdürlüğünün 2010/6419 esas nolu dosyası kapsamında 45.000,00.Tl.borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş ; duruşmada ise dilekçesini tekrarla bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmediğini, istirdat hakları saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; sözkonusu karar dairemizin 10.04.2014 Tarih 2014/4863 Esas ; 2014/5830 Karar Sayılı ilamıyla somut uyuşmazlığının tarımsal sulama sözleşmesine ilişkin olduğundan bahisle sözkonusu davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken ; tüketici mahkemesi sıfatıyla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiş , bozmayı gerektirmiştir. “gerekçesiyle bozma konusu yapılarak ilgi yyargılama dosyası yerel mahkemeye iade edilmiştir.

Sözkonusu bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği yerel mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar alınmış ; bu doğrultuda tarımsal aboneliğe ilişkin temyiz istemine konu iş bu yargılama dosyasına Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.
Uyuşmazlık tarımsal sulamaya ilişkin abonelik sözleşmesinden doğan kaçak ve otomatik dönem tahakkuku ve ferilerine ilişkin menfi tespit istemine yöneliktir . Menfi tespit istemine konu tahakkukların vadeleri 31.12.2010 öncesine ilişkindir.
25.02.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinin g. fıkrası ile 2560 sayılı Kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayınlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli , elektrik alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilerek, aynı kanunun 18. maddesi hükmü gereğince borçluların bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri yönünde hak tanınmış ve böylece borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda da, davacı tarafından davalı aleyhine kaçak elektrik ve olağan tüketimden dolayı ödenmeyen borçların tahsili talep edildiğinden, bu yöndeki talebin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı açıktır.
Davalı kuruma müzekkere yazılarak 1431 nolu aboneye ait abonelik dosyasındaki belgeler, tüketim ekstresi, borç dokümanı, abone sözleşmesi getirtilmiş ayrıca abonenin 23.06.2011 tarihinde 6111 sayılı af yasasından faydalanarak borcunu yapılandırdığı anlaşılmıştır.
Buna göre; mahkemece, davalının dava konusu borç hakkında, 6111 sayılı kanun hükümlerinden faydalandırılıp faydalandırılmadığı hususunda tarafların delilleri de toplanarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.