Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/295 E. 2015/19479 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/295
KARAR NO : 2015/19479
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR(KAPATILAN) 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2012/478-2014/116

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı Ö….. Taşımacılık Ltd.Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Ö…. Taşımacılık Ltd. Şti. adına kayıtlı, Yapı Kredi Bankası Gebze Şubesi tarafından sigorta ettirilen 41 D 5326 plakalı kamyonun, 22.04.2011 tarihli kaza sonrası müvekkili tarafından tamir edilerek sağlam bir şekilde mal sahibine teslim edildiğini, ancak bu hizmetin bedeli olan 9.388,02-TL’nin davalı araç maliki ve sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödenmediğini, sigorta şirketinin tamirat bedelini araç malikinin Yapı Kredi Bankası A.Ş. Gebze Şubesinde bulunan banka hesabına servis ücreti olarak ödediğini, ancak bankanın bu paraya, kredi borcuna istinaden ve aracın dain-i mürtehini olduğu gerekçesiyle el koyduğunu, davalılara karşı başlatılan icra takibine, davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ö…. Taşımacılık Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; davacı tarafından, araca yalnızca damper pistonu takıldığını, işçilik dahil 2.000 TL araç tamir bedeli talebini kabul ettiğini, diğer kalemleri kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete kasko sigortalı 41 D 5326 plakalı araçla ilgili hasar ihbarında bulunulması üzerine eksper görevlendirilerek hasar tespit çalışması yapıldığını, sigortalının aracın tamiratını davacıya ait tamirhanede yaptırdığını, tahakkuk eden hasar tutarının hak sahibine ödenmesi için araç üzerinde ayni hak sahibi olarak yer alan, davalı banka şubesinden muvafakat istendiğini, bankanın ödemenin kendisine yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine tahakkuk eden 9.388,00-TL hasar bedelinin davalı banka şubesinin bildirdiği hesaba yatırıldığını, müvekkili şirketin davaya konu hasar nedeniyle poliçeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı Ö…. Taşımacılık Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi bulunduğunu, kredi sözleşmesinin teminatı olarak 41 D 5326 plakalı araç üzerine, müvekkili banka lehine, rehin şerhi konulduğunu, davalı Özsev Ltd. Şti.’nin kredi borcunu vadesinde ödemediğinden araçla ilgili olarak, 12.05.2009 tarihinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili bankanın, sigorta tazminatının davalı Özsev şirketine ödenmesine dair muvaffakatı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın, davalı banka ve sigorta şirketi yönünden,husumet nedeniyle reddine, davalı Ö…. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü ile 9.338,02 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile, %40 oranında icra inkar tazminatının davalı Ö….. Ltd. Şti.’ den tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Ö…. Ltd. Şti. tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, İİK. 67/2.maddesi uyarınca; icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid -belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmektedir veya borçlu bunları bilebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilen veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Somut olayda; alacağın varlığı ve miktarı taraf delilleri ve bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Diğer anlatımla asıl alacak miktarı likit ve belirli değildir. Mahkemece, davalı Özsev Ltd. Şti. aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi anılan nedenle isabetli bulunmamıştır.
Ancak bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalmadığından; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Alacak likit nitelikte olduğundan %40 icra inkar tazminatı 3.725,20-TL’nin davalı Özsev Ltd.Şti’den tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,” sözlerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.