Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/3639 E. 2015/12234 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3639
KARAR NO : 2015/12234
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Davacı Muski (M.. B..) ile davalı … İnşaat Tur. Kuyumculuk ve Tic.Ltd.Şti. aralarındaki itirazın iptali davasına dair Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.03.2012 günlü ve 2011/33 E.- 2012/173 K. sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine temyiz isteminin süre yönünden reddi hakkında dairece verilen 11.09.2014 günlü ve 2014/4116 E.- 2014/11276 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalının kullanıdığı su, atıksu bedeli ve ferilerini ödemediği gibi, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalının haksız olarak kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, İdare Mahkemesi kararı ile su bedellerinin arttırımına ilişkin kararın iptal edildiğini, KDV talep edilemeyeceğini, otelin kapalı olduğu dönemlerde dahi tek taraflı gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, kurumun talep ettiği atık su bedelinin 01/01/1994 tarihinden itibaren çevre temizlik vergisi kapsamına alındığını, davacı tarafın haksız talepte bulunduğunu, davalının artezyen suyu kullandığını ve kendi imkanlarıyla suyu temin ettiğini, bu suyun kanalizasyona verilmediğini bu nedenle de su bedeli ve atık su bedeli ile eklerine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının kesin süreye rağmen keşif giderlerini yatırmadığı, dosyanın mevcut haliyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine dair mahkemece verilen 16.09.2008 tarih ve 2006/77-2008/506 E.K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 26/10/2010 tarih 2010/4967 esas 2010/13937 karar sayılı ilamıyla, dosya kapsamının mahallinde keşif yapılarak tespiti gerektirmediği, dosyaya sunulan deliller ışığında dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 11.09.2014 günlü ve 2014/4116 E. 2014/11276 K. sayılı ilamı ile; mahkeme hükmünün davacı vekiline, 04.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği,temyiz dilekçesinin ise HUMK’ nun 432.maddesinde öngörülen onbeş günlük yasal süre geçirildikten sonra 04.07.2012 tarihinde verildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vreilmiş, bu karara karşı da davacı tarafça karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Dosyanın incelenmesinden, mahkeme hükmünün davacı vekiline 21.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin hükmü yasal onbeş günlük süre içerisinde 04.07.2012 tarihinde temyiz ettiği görülmüştür.. Ne var ki temyiz incelemesi sırasında; mahkeme hükmünün davacı vekiline 04.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği gerekçesi ile temyiz dilekçesinin sehven süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilerek, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu su bedelinin tespiti yönünden hukukçu ve emekli öğretim üyesi (muhasebe) bilirkişinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişiler dava konusu su bedeli hesabı konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava dosyası önceki bilirkişiler dışında, su tüketim hesabı konusunda uzman ve ehil olan mühendis bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine verilerek, bilirkişilerden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği bedel hakkında, tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, soruşturma ve konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Mahkeme kararının açıklanan bu gerekçeler ile bozulması gerekirken zuhulen davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin, 11.09.2014 tarih 2014/4116 E. 2014/11726 K.sayılı kararının kaldırılarak, Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2012 tarih ve 2011/33 E. 2012/173 K. sayılı kararının yukarıda açıklanan sebeplerle binaen BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.